Almanya’da başlayan, New York’ta şekillenen ve İstanbul’da kök salan bir hikaye… Ayşenur Altan, diş protez bölümü mezunu bir profesyonelken, New York’un “kap ölçüsü” disipliniyle Türk mutfağının “el kararı” lezzetlerini harmanlayarak dijital dünyada bir öncüye dönüştü. 2005 yılında “Kekevi” adıyla kurduğu bloğu, bugün yüz binlerce abonesi olan devasa bir “Turkish Food and Travel” platformuna evrilmiş durumda.
“New York’ta yaşadığım yıllarda Food TV ve Martha Stewart gibi isimler bana ‘Amerikan disiplini’ ile tarif yapmayı öğretti. ”
Kendinizden bahseder misiniz?
Ayşenur Altan. Doğum yerim, Aachen Almanya. 67 sene Almanya’da yaşadıktan sonra ailem tekrar İstanbul’a dönüyor. Annem Nevşehirli, babam Kastamonulu. 20 yaşına kadar İstanbul’daydım. Üniversitede Diş Protez Bölümü İstanbul Üniversitesi mezunuyum. Bir süre çalıştım daha sonra evlenip New York’a yerleştim, yaklaşık 6 yıl kadar da New York’ta yaşadım. Eşim de işi gereği orada olduğu için biz de evlendikten sonra yine orada yaşamaya devam ettim.
Bugün dünyanın her yerinden insanlara kültürümüzü anlatıyorum.
Bu işe nasıl başladınız?
Kurslara gittim bir süre kızım olana kadar, güzeldi yani. Hatıraları da ve de birçok şey kattı diyebilirim yani, direkt evlenip yerleşince ilk mutfağım da orada oldu. Sürekli tarif denemeye başladım, baking tarzı kitaplar almaya başladım. Bir de food TV’yi çok izliyordum yemek üzerine özel bir kanalın olması, Martha Stewart daha birçok kişi onlar bana Aslında Amerikan disipliniyle tarif yapmayı öğretti diyebilirim. Kap ölçüleri, çay kaşığı ölçüleri, kitaplardan tarifler deniyordum, aynı zamanda işte Türk komşularım da yeni yeni tarifler öğrenmeye başladım. Bu arada bilgisayar da web sitesi kurmuştum. O sıralarda bloglar ortaya çıktı. Onları görünce dedim ki, ”Ben zaten web sitesiyle ilgiliyim, niye tariflerimi paylaşmıyım?” diye düşündüm. Ondan sonra ilk bloğumu orada kurdum ve ”Kekevi” adını verdim. 2005 yılında domain olarak satın aldım ve o zamandan beri de devam ediyorum.



Youtube maceranız nasıl başladı?
Ben siteyi kurduktan sonra Adsense’e başvurmuştum, eve katkı olur diye. Sonrasında Youtube çok fazla öne çıkmaya başlamıştı. Bana da izleyicilerden ‘’Neden görüntülü yapmıyorsun, daha iyi anlarız tarifleri.’’ diye yorumlar gelmeye başladı. Öyle olunca ben de ilk videomu çektim. İlk tarifim de hamsi tavaydı ve 2011 yılında Youtube’a geçmiş oldum. İlk zamanlar kendimi hiç göstermiyordum, sadece yemek çekimi yapıyordum. Tarifleri nasıl anlatacağımı bilemiyordum, hamsiyi ayıklarken kullanacağım kelimeleri bulamıyordum. İnsanlara izletiyordum, nasıl olmuş diye. Giderek izlenmeye başladı, tariflerim artmaya başladı.
Global video yapmaya ne zaman başladınız?
İngilizcem olduğu için bir süre sonra ben dedim ki, ‘’Bunları neden global şekilde paylaşmıyorum?’’. Zaten elimde hazır tarif videoları vardı ve yeni bir kanal açtım. İlk tariflerimin üzerine İngilizce seslendirme yaparak yükledim ama çok fazla bakamıyordum o kanala. Sonra zamanla o da izlenmeye başladı. Zamanla izleyenlerden ‘’Siz nereyi geziyorsanız, orayı görmek istiyoruz.’’ diye tepkiler almaya başladım ve İstanbul’da gezdiğim yerlerin videolarını da çekmeye başladım. Sonrasında yemek ve seyahat videolarını birleştirerek yeni bir konsept yarattım ve kanalın adını Turkish Food and Travel’a çevirdim. Kekevi kanalının yaklaşık 530.000 civarında, Turkish Food and travel kanalının ise 715.000 abonesi var.
”Youtube hayatımda büyük lüksler değiştirmedi; hâlâ kameramı kendim kuruyor, bulaşığımı kendim yıkıyorum. ”
Youtube sizin hayatınızda neleri değiştirdi?
Benim hayatımı çok fazla değiştirdiğini söyleyemem. Sonuçta bir ekibim, kameramı çekecek, montajımı yapacak,i bulaşığımı yıkayacak birisi yok, hala hepsini kendim yapıyorum ve memnunum bu durumdan. Daha iyi çekim yapabilmek için, farklı kameralar aldım ve bilgisayarımı yeniledim. Evler, arabalar yatlar almadım tabi ki, belki bir stüdyom olsa daha fazla video çekebilirim ama kendi ekibimi kuracak kadar çok para kazanmadım. Yani sadece para içinde yapıyorum diyemem, benim için bilginin paylaşılması aynı zamanda bir sadaka ve zekatın farklı bir versiyonu olarak düşünüyorum. Çünkü paylaşmak çok değerli.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
