Haberler

Çikolatanın Karanlık Yüzünden Adil Ticarete: Kakaonun Değerli Yolculuğu

Fulya Genç, popüler bir atıştırmalık olan çikolatanın perde arkasındaki etik meselelere ve teknik detaylara mercek tutuyor. Ekvatoral kuşaktaki zorlu yetiştirme koşullarından çocuk işçiliği sorununa, Belçika ve İsviçre çikolatalarının sırrından Türkiye’nin bu pazardaki potansiyeline kadar pek çok konuyu samimiyetle ele alıyor. Bir kakao ağacının ömrü boyunca ancak 250 paket çikolata üretebildiği gerçeğiyle bizi yüzleştiren Genç, “çekirdekten çikolataya” felsefesinin sadece bir üretim biçimi değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.

“Her çocuğun sevdiği bu ürün, maalesef başka bir çocuğun hakkının yenilmesiyle üretiliyor.”

Kakao yetiştiriciliği hakkında bilgi verir misiniz?

Kakao aslında ekvatoral kuşakta yetişen bir meyve. Biz çikolata yapımında o meyvenin çekirdeklerini kullanıyoruz. Yalnızca ekvatoral kuşakta yetişiyor. Yağışlı ve sıcak iklimleri seviyor ve bu meyve yılda iki kez hasat ediliyor. Meyvenin içinden kakao çekirdekleri çıkarılıyor. Dünyada en çok kakao çekirdeği Fildişi Sahilleri’nde ve Gana’da yetişiyor. Bu ülkeler sömürge ülkeleri. 

Bir kakao ağacı ömrü boyunca yalnızca 250 paket çikolata üretebiliyor


Bu yüzyılda bile çocuk işçiliğin ve köleliğin devam ettiği ülkeler. Çikolata dediğimizde aslında ilk olarak çocuklar aklımıza geliyor. Ama Her çocuğun sevdiği bu ürün, bir çocuğun hakkının yenilmesiyle üretiliyor. Bu noktada Adil Ticaret sertifikalı olması bizim için çok önemli. Kakao ağacının nesli tükeniyor aslında. Bir kakao ağacı, ömrü boyunca yalnızca 250 paket çikolata üretebiliyor. Çok değerli ve nadir bir üründen bahsediyoruz. Çikolata bu yüzden çok değerli bir besindir. 

Kakao çekirdeği nasıl üretiliyor?

Kakao çekirdekleri, çiftçiler tarafından meyvenin içinden çıkarılıyor. Ardından fermantasyon denilen özel kasalar içine alınıyor. Üzerine muz yaprakları örtülüyor ve 5-7 gün bekletiliyor güneşte. Ardından çikolata üreticileri tarafından hazır hale geliyor ve alınıyor. 

Belçika çikolatası mı, İsviçre çikolatası mı?

Aslında kakao Belçika’da yetişmiyor. Belçika’yı öne çıkaran, bizim yaptığımız işlemi iyi yapan firmaların olması. Çikolatanın Belçika ile özdeşleşmesi tamamen bundan kaynaklanıyor. Belçika’da çikolata uzun yıllardan beri yapıldığı için, daha fazla tutuluyor. 

Normalde Avrupalılar çikolata dediğinizde, ilk akla gelen İsviçre çikolatasıdır. İsviçre çikolatasının iyi olmasının nedeni ise, sütün iyi olmasından kaynaklı. Türkiye çikolata alanında yolun çok başında. Butik çikolatalar bile henüz çok yeni durumda. Sürdürülebilirlik çalışmaları da çikolata için önemli bir adım. Biz bunun öncüleriyiz ama Türkiye’de bunun yaygınlaşmasını istiyoruz. Türkiye’de çok fazla doğal kaynak var. Fındık, antep fıstığı vs bunlar çok güzel. Çikolatayı yalnızca kakao olarak düşünemeyiz. Türkiye olarak neden dünyanın en iyi çikolatasını yapmayalım ki?

”Belçika’da kakao yetişmez; onları öne çıkaran üretim ustalığıdır.”


Çikolatacı olmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Çikolata tutkusu olan ve yapmayı sevenler için oldukça yeni bir pazar ve büyümekte olan bir pazar. Cesaret edip yola çıktığınızda sınırsız fırsatların olduğu bir alan aslında. Evet çok zor ve oldukça emek isteyen bir alan. Her yerden çikolata akıyor, bütün gün çikolata yiyorum gibi bir iş değil. Yoğun çalışma saatleri isteyen bir alan. Ama cesaret edip yola çıkınca karşılığını alabileceklerini düşündüğüm bir iş.


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir