Haberler

Adana Sokaklarının Çiçekli Lezzet Durağı: Köfteci Fatoş Abla

Adana’nın sokak lezzetleri denince akla gelen o dumanı tüten tezgahlar, bu kez sadece bir lezzet durağı değil, aynı zamanda bir azmin ve vefanın simgesi olarak karşımıza çıkıyor. Babasından miras kalan 25 yıllık tezgahı, mahallelinin “yapamazsın” deyişlerine inat devralan Köfteci Fatoş Abla (Fatoş Arınç), bugün Adana’nın en mert ve en sevilen kadın girişimcilerinden biri. Üç tekerlekli arabadan çiçeklerle bezeli rengarenk minibüslere uzanan bu hikaye; kuzu kaburganın lezzetiyle babaya duyulan özlemin harmanlandığı, tam 19 yıllık bir başarı öyküsü.

“Babam beni mahalledeki herkese emanet etti, ‘Benden daha iyi olacağına eminim’ dedi.”

Bu işe nasıl başladınız?

Ben Fatoş Arınç, 1974 Adana doğumluyum. Beni babannem büyüttü, köfteci olan babamdı ben onun mesleğini yürütüyorum. Zaten onun vefat etmesiyle başladım bu işe. Uzun süre kendime gelemedim, çok düşkündüm babama. 25 yıl kadar burada bu işi yaptı, kapının önünde tezgahımız vardı. O şekilde ekmeğimizi çıkarıyordu, babam vefat etmeden önce karar vermiştim ama babam istemedi. Çünkü tek çocuktum ve bütün her şey benim üzerimdeydi. Maddi yönden ihtiyacımız vardı, 10 yıl o rahatsızlığı çektik. 3 yıllık evliydim o dönemde işlerimiz ters gitmeye başladı. Ben de ‘’Niye yapmayayım ki?’’ dedim. O vesileyle başladım. 4 gün sonra zaten vefat etti. 

İşe başladığımda ‘Bir kadına yakışmaz, hevesini alır birkaç aya kapatır’ dediler.


Beni mahalledeki herkese emanet etti, ‘’Benden daha iyi olacağına eminim.’’ dedi, kendisi pes etti. Bırakıp dinleneceğim dedi ama nasip olmadı. Bunu için titreye titreye anlatıyorum. Hiç kolay aşamalar değildi, utandım çünkü sokakta çalışmak garipti. Bir hafta falan zorluk çektim. Hızlı olmak gerekiyor onu yapamıyordum. Sonrasında güçlü durmam gerektiğine inandım. Hep beni kollayan bir babam vardı, o gidince artık ayakta durmam gerektiğini öğrendim. 

Çevreden nasıl tepki aldınız?

Ben işe başladığımda ‘’Bir kadına yakışmaz, birkaç gün sürer hevesini alır birkaç aya kapatır.’’ dediler. Ama bunu söyleyenlerin hepsi dükkanını kapattı. Ben ise 19 yıldır buradayım. Hala tekim, kızım ve oğlum var, onlar bana destek oluyorlar. İyi ki o insanların sözüne bakıp dönmemişim. Ben işimi severek yaptım, insanlar beğendikçe de hoşuma gitmeye başladı. Şimdi de Fatoş Abla oldum. 

Menüde hangi lezzetler var?

Şimdi burada anne köftesi var, bunun patentini aldık. Marka tescilimiz var. Babamın reçetesini aynı şekilde hiç bozmadan devam ettiriyorum. Köfte yapımında kuzu kaburga kullanıyorum. Ekstra olarak tavuk ızgara ve sucuk ekmek var. Menemene başladık, o da çok sevildi. Sucuklu yumurta ve ton balıklı sandviçim var. Köftenin içinde başta sevgim var, onun dışında soğan ve bir miktar ekmek kullanıyorum. Tuz, toz biber ve maydanoz var. Karabiber falan katmıyorum, mide rahatsızlıklarından çok insan şikayet ediyor. 

Minibüs ile satış yapmaya nasıl karar verdiniz?

Biz burada doğduk ve evimizde burada. Babam vefat ettikten sonra 3 yıla kadar 3 tekerlekli tezgahta sokakta satış yaptım. Sonra minibüs almaya karar verdik. İlk önce birinciyi aldım uzun yıllar o şekilde devam ettim. 4 sene önce de bunu aldım. Müşterilerim beni güzel destekliyorlar. Duman olayı falan olduğu için eşimle düşündük ve bir minibüs daha aldık. Böyle minibüsler zinciri oluşturduk. 

Hiç zorluk yaşadınız mı?

Kendi mahallemde olduğum için, aslında çok sorun yaşamadım. Çünkü herkes beni destekledi. Ben zorlu günler çok yaşamadım. Tipi bozuk biri yanıma geldiği zaman, hemen yanıma gelirler. Renkli bir insanım zaten. Bir de bu dekorlar insanların çok ilgisini çekti. Çiçekleri böcekleri çok severim. O yüzden eşime bu şekilde bir dekor yapalım dedim, buraya gelen herkes dekorlarla fotoğraf çekiliyor.

”Hanımların güçlü olmasını ve bir işe başladıklarında kararlı olmalarını tavsiye ediyorum.”


Sosyal medyadan destek aldınız mı?

Beni şehir dışından arayanlar çok oluyor. Sosyal medya paylaşımlarımı görenler, ‘’Biz de minibüs almak istiyoruz, nasıl yola çıktın, nereden başlamamız gerekiyor?’’ diye soruyorlar. Ben de yaşadıklarımı onlara anlatıyorum. Ben akıllı telefon kullanmayı bile bilmiyordum, şimdi 10.000 küsür takipçim oldu. Bir paylaşım yapıyorum hemen bakıyorum kaç kişi beğenmiş diye. 

Kadınlara ne tavsiye edersiniz?

Hanımların güçlü olmasını, olumsuz etkilere kapılmamalarını ve bir işe başladıklarında kararlı olmalarını tavsiye ediyorum. İşlerini severek yapmaları gerektiğini tavsiye ediyorum. Her alanda kadınlar görüyoruz bu çok güzel bir şey. Bunlar hep güç isteyen şeyler, iyi ki başlamışım diyorum. Adana kadınları merttir, sofrası açıktır, bir ekmeğin yarısını paylaşmayı severler. Çocuklarıma her zaman ellerinde diplomasını olmasını ve burayı yok etmemeleri gerektiğini söylüyorum. Çünkü burada hem benim, hem de dedelerinin bir emeği var. Asla bırakmalarını istemem. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir