Haberler

Tutku, Krema ve İnovasyon: Jean Pierre Patisserie

Veysi Çelik’in hikayesi, 10 yaşında İstanbul’a göç etmesiyle başlayan bir ayakta kalma mücadelesidir. “Süslü” geldiği için seçtiği pastacılık mesleğinde bulaşık yıkayarak ve mutfağın her aşamasında “alaylı” olarak yetişen Çelik, bugün Jean Pierre Patisserie ile butik pastacılığa yeni bir soluk getiriyor. Cebinde tabela yaptıracak parası yokken cama tebeşirle yazdığı menüsüyle başlayan bu yolculuk, bugün lüks araçların kapısında kuyruk olduğu bir başarı hikayesine dönüşmüş durumda. İşini bir “tutku” olarak tanımlayan Veysi Bey, pastalarını sadece süt kremasıyla hazırlayarak ve ilk günkü reçetesine sadık kalarak, endüstriyel üretime karşı geleneksel ve taze bir duruş sergiliyor.

“Mutfakta çalışırken ilk zamanlar isyankar bir çocuktum. Sürekli yenilik istiyordum.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Veysi Çelik. 1986 Diyarbakır doğumluyum. 10 yaşında İstanbul’a mecburi göç oldu. Biz 8 kardeşiz. Ailem okumamı istedi ama ben okumak istemedim. O dönemde işe başladım. Babam Diyarbakır’da pazarcılık yapıyordu, onun yanında çalışıyordum. Küçük yaşlardan beri sorumluluk duygusu babamdan geçti. 

Tabela yaptıracak paramız olmadığı için, tebeşir kalem alarak cama yazdık.


İstanbul’a gelince İstanbul’un eski bir pastanesi vardı, oradan abilerle tanıştım. Sahile çay götürmek için beni yanlarına aldılar. Patronum beni yanına çağırdı ve ‘’Yaşın küçük, burada ayak altında ezilme. Seni bir mesleğe verelim. Ekmekçilik, pastacılık çok ne yapmak istersin?’’ diye sordu. Pastacılık biraz daha süslü geldiği için onu seçtim. O dönemden sonra 9 sene o pastanede çalıştım. Askerden geldikten sonra ise butik bir pastaneye başladım, kendimi geliştirdim. Mutfak şefliğine kadar kendimi yükselttim. 

Burayı açmaya nasıl karar verdiniz?

İstanbul’un iyi pastanelerinde mutfak şefliği yaptım ve artık ‘’Kendi pastanemi açmam lazım.’’ dedim. Param da fazla yoktu ve babamı yeni kaybetmiştim. Zor bir süreçten sonra pastane açmaya karar verdim. Daha dükkan açılmadan markanın patentine başvurduk, isim haklarını aldık. İlk başta toptan iş yaparım diye düşündüm ama kazandığımız para yetmiyordu. Sonra eşimle birlikte işlere baya bir asıldık. 

Sosyal medyanın işinize etkisi oldu mu?

Mahalle arasında olduğumuz için, çok bilinmiyorduk. Ben sosyal medyayı aktif kullanmaya başladım ve günlük hayatımı, yaptığımız ürünleri sunmaya çalıştım. Çok iyi bir kitle yakaladım. Böyle lüks arabalar şoförlerini gönderip ürünlerini alıyorlardı. 

Ürünleri yaparken neye dikkat ediyorsunuz?

Pastacı kreması benim için çok önemli. Araştırdık ve insanların damak tadına uygun ürünler yapmaya çalıştık. Porsiyonların göz doyurucu olması lazım. Ben bu detaylara çok önem verdim. Tasarım pastalar yapmaya başladık. Müşteriler geliyordu ama benim tabelam bile yoktu. Tabela yaptıracak paramız olmadığı için, tebeşir kalem alarak cama yazdık. Para biriktirdikten sonra ise Göktürk’te ikinci dükkanımı açtım. 

Burayı kapatmayı hiç düşündünüz mü?

Ben bir süre sonra biraz sıkılmaya ve yorulmaya başladım. Çünkü müşterilerin talebine yetişememeye başladık. ‘’Bu işleri bırakıp hepsini kapatacağım.’’ dedim. Sonra bir arkadaşım ‘’Gel biraz çıkalım dolaşalım.’’ dedi. Onunla arabaya binip Cunda’ya kadar gittik. Sonra orada bir kişi yanımıza gelip ‘’Sen burayı işletmiyor musun, biz seni sosyal medyadan tanıyoruz.’’ dedi. O an neşe ve mutlulukla hemen İstanbul’a geri geldim. Başka bir dükkan tutup işimi yapmaya devam ettim.

Pandemi sürecinde işler zorlaştı mı?

O dönem bizim için çok iyi geçti ve inanılmaz işler yaptık. İnsanlar evde sıkılıyor ve stabil tüketim çoğalınca çok fazla paket servis yaptık ve güzel bir sürece girdik. Sürekli yenilenme yaptık.

”Pastalarımızı özel kılan bence pastacı kremasıdır.”


Bu işi yapmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Bu iş bir tutku işi, bu işi sevmeniz lazım. Sadece eğitim alarak yapılacak bir iş değil. Mutfağı bilmek zorundasınız. Alaylı başladık. Ben bu zamana gelene kadar çok hakaret işittim, bulaşık yıkadım. Mutfakta çalışırken ilk zamanlar isyankar bir çocuktum. Sürekli yenilik istiyordum. Yaptığım şeyi bir daha aynı şekilde yapmazdım. İnovasyon olmadığı zaman bu işte başarılı olamazsınız. 

Sizi özel kılan nedir?

Pastalarımızı özel kılan bence pastacı kreması, benim olmazsa olmazımdır. Mesleğe başladığım ilk gün nasıl yapıyorsam, aynı reçete ile devam ettiriyoruz. Bizde krem şanti kesinlikle yok. Biz süt kreması pişiriyoruz. Bunu taze taze yapıp satmak lazım, yoksa ekşime riski yüksek. Bu yüzden birçok firma krem şanti kullanıyor. Bizim ürünlerimiz bugün çıktıysa, akşama tüketilmesi gerekiyor. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir