Haberler

Trabzon’dan Lezzet Mirası: Lider Pide

Trabzon’un Of ilçesinde, babasının yanında küçük bir çırakken başlayan bu serüven; seyyar satıcılıktan, ayakkabı boyacılığından ve gurbetin zorlu yollarından geçerek İstanbul’da bir lezzet durağına dönüştü. Cemil Zor, sadece bir pide salonu açmakla kalmadı, aynı zamanda disiplin ve esnaflıkla yoğrulmuş bir başarı hikayesi kaleme aldı. Trabzonspor’un şampiyonluk ruhunu “Lider” adıyla dükkanına taşıyan Zor, bugün en kıdemli siyasetçilerden ünlü futbolculara kadar herkesi aynı samimiyetle ağırlıyor. Hamurun ateşle buluştuğu bu dükkanın arkasındaki, çocuk yaşta giydiği gizli cepli yelekte saklı olan o büyük hayalleri ve mücadelenin detaylarını kendisinden dinliyoruz.

“Trabzon’da maç varken lahmacun, yokken limon satıyor; akşamları ayakkabı boyuyordum.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Cemil Zor. Trabzon, Of doğumluyum. Babam iyi bir sanatkardı. Babamın dükkanları vardı, ekmek fırını, pide salonu lahmacun vs. 3 taneden sonra bir ara iflas etti. Çok iyi bir sanatkar olmak, bir işletmeyi çalıştırmak için yeterli değil. Tek başına olduğu için çalıştıramadı. Sinirli bir adamdı, hemen kapattı. Ben ilkokul 2’de okulu bırakmak zorunda kaldım ve seyyar satıcılık yapmaya başladım. Lahmacun satıyordum, sonradan toparlanıp tekrar dükkanımızı açtık. 

O sene Trabzonspor liderdi, biz de adımızı ‘Lider’ koyduk. 


Trabzon’un maçı olduğu zaman lahmacun alıp satıyordum. Maç olmadığı zamanlarda limon satıyordum, akşamları ayakkabı boyacılığı yapıyorduk. Çok fırsat olursa tuğla taşıyorduk. Önümüze gelen her işi yapıyorduk aslında. Çalışmaya başladığımda babam kadar param vardı. O zaman kazandığım paralarla ne yapacağımı düşünüyordum. Terziye, yelek yaptırmıştım iç cepleri vardı, kazandığım paraları oraya koyuyordum, kimseye de söylemiyordum. 

İstanbul’a nasıl geldiniz?

Ben 1 yıl boyunca Gümüşhane’de amcamın yanında çalıştım. Sonra tam döndüğüm gün evin önünde kamyon duruyordu, babamı gördüm. Bana ‘’İstanbul’a gidiyoruz.’’ dedi. Eve bile girmeden direkt kamyona bindim. Babam abime kızdığı için her şeyini bir günde sattı ve Trabzon’u terk etti. Bir hafta kamyonun üstünde yaşadık, ev bulamadık. Sonra ev bulunca Topkapı’yı çok merak ediyordum orada gittim 1* gün hiç eve gelmedim. Orada garsonluk, bulaşıkçılık yaptım. Bulaşıkçı olarak başladığım işe bir hafta sonra müdür oldum. 

Burayı açmaya nasıl karar verdiniz?

Ümraniye’de üç kardeş ve babamla bir işe girdik. Ben dış garson olarak çalışıyordum. Dışarıda servis yaptığım için hasta oldum ve patron yevmiyemi kesti, bende işi bıraktım. Arkamda sadece babam durdu, o da işi bıraktı. Sonra babamla yürürken bir dükkan açalım diye konuştuk ve Trabzon Pide diye bir yer açtık. Patent almaya çalıştım ama patent vermediler, bu yüzden Trabzonspor o sene lider olduğu için ben de lider koydum. İlk başta işler yürümüyordu, çorba yapmayı denedik, kebap ustası getirdik ama yevmiye çıkmıyordu. Sonra semtten hemşire abilerimiz bizi yalnız bırakmadı ve duyulmaya başladık. 

Gazeteye çıktıktan sonra Trabzon’da bile görmediğimiz ünlü futbolcular, iş adamları müşterimiz olmaya başladı. Babam ‘’Burayı satıyorum.’’ dedi. Burası çok iş yapıyordu, ‘’Baba bana sat o zaman.’’ dedim, ilk başta kabul etmedi. Sonradan çok uğraşıp ikna ettik. Babamı uzaklaştırdım ve tek şart koştum, ‘’Dükkana gelmeyeceksin.’’ dedim. Sonra üç kardeş devam ettik. 

”Bizim için pide sadece bir yemek değil, kişiye özel bir hünerdir. Kimisi çıtır ister, kimisi yumuşak. ”


Pideler isteğe göre mi yapılıyor?

Biz de 6-7 çeşit pide var. Ama müşterilerin bazıları çıtır, bazıları yumuşak yemek istiyor. Yaşlı insanlar, dişi olmayan insanlar var ve bunu özel olarak belirttikleri zaman, onlara pamuk gibi pide yapabiliyoruz. Aklında ne varsa sadece onu söylemen yeterli. Hamurhanede hamurumuz yoğruluyor ve kesiliyor. Sonrasında işlenmeye başlıyor, malzemeler konuyor ve fırında pişiriliyor. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir