Haberler

Odun Ateşinde Karakter Kazanan Burgerler: Prime Street Food

Azerbaycan’ın Nahçıvan şehrinde çiftçilikle başlayan, İstanbul’da tıp ve sinema eğitimiyle devam eden sıra dışı bir yaşam öyküsü… Ali Niyaz Seferov, oyuncu olma hayaliyle geldiği bu şehirde, rotasını hizmet sektörüne ve gastronomiye çeviren cesur bir girişimci. Pandeminin durgunluğunu bir fırsata dönüştürerek kurduğu Prime Street Food ile alışılagelmiş hamburger anlayışına meydan okuyor. Patatesin gölgesine sığınmayan, etini odun ateşinde aromalandıran ve “iyi yemek” ideolojisinden ödün vermeyen Seferov; 14 kez değişen menü sürecini, mutfaktaki stres savar formülünü ve hayallerinin peşinden gitme tutkusunu bizlerle paylaşıyor.

“Hamburgerin yanında patates sunmuyoruz. Çünkü patates, hamburger yeterli tada ulaşmadığında işe yarıyor. ”

Bu işe girmeye nasıl karar verdiniz?

Ben Ali Niyaz Seferov. Azerbaycan’ın Nahçıvan şehrinde doğdum. Türkiye ile çok içli dışlı bir şekilde büyüdüm, hatta bir Türk olarak büyüdüm diyebilirim. Türkçem çocukken çok düzgündü, 9 yaşından sonra maddi sıkıntılardan dolayı köye taşındık ve çiftlik kurup çiftçilik yapmaya başladık. Annem memur olduğu için çiftçiliği ben yaptım diyebilirim. Çok uzun zamandır hayalim Türkiye’ye gelip yaşamak hayalimdi. İstanbul’a geldiğimde oyuncu olmak istiyordum. Üniversitede önce tıp, sonra sinema ve televizyon kazandım. Üniversiteye başlarken tabi harçlık gerekiyordu ve barlarda çalışmaya başladım. Üniversite bitince ise kendi mesleğimi yapmaya karar verdim ve hizmet sektörüne atıldım. Aklımda her zaman restoran fikri vardı ama cesaretim yoktu. 5 sene kahve işinde çalıştıktan sonra araya pandemi girdi. Sonra Mehmet Abi, ‘’Burada bir dükkan boşalıyor.’’ dedi. Sonrasında bu işin içine atlamış olduk. 

Ben bu dükkanı açarken hep şunu söyledim: Bu dükkan batarsa benim için muazzam bir tecrübe olur, çünkü daha önce hiç batmadım.


Menüye nasıl karar verdiniz?

Önce arge yaptık ve sonra konsept kısımları gelmeye başladı. Biz 2022 yılında Prime Street Food diye açtık dükkanı. İçeride herhangi bir masamız yoktu, masaları kapının önüne koyuyorduk. Menü kısımları bizim için biraz sancılı geçti. 14 tane menü değiştirdik, çünkü bilmediğimiz bir sektördü. Aslında yapmak istediğimiz şey, buraya gelen insanların gününü güzelleştirmekti. Sonrasında hamburger ağırlıklı bir menü oluşturmaya karar verdik.

Hamburger çeşitleriniz neler?

Hamburgeri ideolojiye sadık kalarak iyi yemek şeklinde yapmaya odaklanıyoruz. 8 tane hamburger çeşidimiz var ve her biri birbirinden farklı tat profillerine sahip. Orijinal burgerler 5 farklı ülkenin tat profilinden esinlendiği kombinasyonlar üzerine hazırlanıyor. 3 tane de premium burgerlarımız var. Premium kısmında konu biraz daha değişiyor. Bir tık daha pahalı malzemenin işin içine girmesiyle değişiyor. O yüzden fiyat farklılıkları oluşmaya başlıyor. 

Hamburger ekmeğini kendimiz yapmıyoruz. Çünkü odun ateşinde çalıştığımız için hamur işine girmiyoruz. Etimizi odun ateşinde aromalandırıyoruz. Et hangi tadı karşılıyor diye aylarca çalıştık. Hamburgerin yanında patates sunmuyoruz. Çünkü patates, hamburger yeterli tada ulaşmadığında işe yarıyor. O yüzden biz tercih olarak bırakıyoruz.

”Yeni bir yer açmak isteyenlerin azimli olması ve dişini sıkması gerekiyor. ”


Yeni bir yer açmayı düşünenlere ne önerirsiniz?

Biz bir hevesle açtık burayı ve yeni bir yer açmak isteyenlerin azimli olması ve dişini sıkması gerekiyor. Gerçekten duyulmadan işini iyi yapmasına rağmen kapanan restoranlar vardır ama tekrar denemeliler. Çünkü bir işe inandığınızda ve o işi yaparken mutluysanız iş başarılı oluyor. Ben mutfağa girdiğim zaman bütün stresimi atıyorum. Ben bu dükkanı açarken de hep bunu söyledim bu dükkan batarsa benim için muazzam bir tecrübe olur, çünkü daha önce batmadım. Ben hayalperest bir adamım ve hayallerimi bırakmayı düşünmüyorum. Daha uzun uzun yıllar bu sektörün içinde daha güzel işler yapıp daha güzel sonuçlar yakalamayı hedefliyorum.


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir