İstanbul’un hızlı tüketim kültürünün içinde, değişime direnen ve lezzeti bir “zanaat” olarak gören nadir adreslerden biri burası. Kökeni Bulgaristan göçmeni dedelere, ruhu ise kuşaktan kuşağa aktarılan o değişmez disipline dayanan Meşhur Filibe Köftecisi, aslında sadece köfte değil; sadelikten gelen bir mükemmelliği sunuyor. Bugün bayrağı Cem Umut Erpak ve ablasının devraldığı bu küçük dükkan, 27 yıl boyunca kuyrukların eksilmediği o eski İstanbul akşamlarının samimiyetini, tek bir ürüne odaklanan o sarsılmaz kalite anlayışıyla günümüze taşıyor.
“Burada tek bir ürün var ve onun mükemmel olması gerekiyor.”
Buranın hikayesini anlatır mısınız?
Benim ismim Cem Umut Erpak. 1989 yılında Üsküdar’da doğdum, çocukluğum Suadiye’de geçti. Bir tane ablam var sadece başka bir kardeşim yok. Dedemler Bulgaristan göçmeni. İTÜ’de makine mühendisliği okudum. Lise çıkışlarında buraya gelip köfte yerdim, o zamanlar annem dükkanın başındaydı. Emekli olup Bursa’ya yerleştiler. Benden önce annem 27 sene boyunca bu dükkanı işletti. 11’de başlarlardı çalışmaya kuyruk bitene kadar devam ederlerdi. Dedemler savaştan kaçıp buraya geldiklerinde, burada bu dükkanı açıyor ve doğduğu yerin adını koyuyor.
Filibe köftesini özel kılan şey, içindeki sadeliktir. Köftemizde ekmek yok, sıfır gluten kullanıyoruz.
Buraya kimler geldi?
Buraya eskiden gazeteciler çok geliyordu. O zamanlar 30 kişilik ufak bir yerdi. Mehmet Yaşin mesela ilk programın çekimini burada yaptı. Belediye başkanları ve valiler falan geliyordu. Gazeteler de ‘’En iyi köfteciler’’ listesine de girdik. Şu an işi ben ve ablam birlikte götürüyoruz.



Burada yaşadığınız zorluklar neler?
Ben köfte yapmayı annemden öğrendim. Burada ustalar birbirine el verir. Düzeni kurduğum için şu an çok fazla oturup yapmıyorum. Özel müşterilerimiz rica ederse oturup onlara özel köfte yapıyorum. İnsanlar sanki kendi parasıyla sizi esir alıyormuş gibi davranıyor ama ben buna tahammül edemiyorum, katı kuralımdır. Bana akıl veren müşteriyi hiç sevmem mesela. Biz burada kalitemizden hiç ödün vermiyoruz. Etin kalitesi ve her şeyi aynı olmak zorunda. Çünkü tek bir ürün var ve onun iyi olması lazım. Kötü yaparsanız müşteri beğenmezse gelmez, çok basit.
”İnsanlar bazen parayı verince sizi esir alabileceklerini sanıyorlar, buna tahammül edemem.”
Filibe köftesini özel kılan nedir?
Bizim etlerimiz Balıkesir ve Kars’tan geliyor. Köfteyi dinlendirip yapıyoruz, bu sayede yumuşak oluyor. Yuvarlak olması müşteri tarafından seviliyor. Yuvarlak olunca, köfte kendi suyunu içinde tutuyor ve daha lezzetli oluyor. En önemli püf noktası ise içinde hiç ekmek yok, sıfır gluten. Hastalar da bunu yiyebilir. İçine yalnızca kimyon, tuz ve soğan koyuyoruz. Yanında piyaz, salata ve manda yoğurdu sunuyoruz. Bir de yoğurt tatlısı ile sütlaç var tatlı olarak.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
