Haberler

İnşaat Sahasından Kokoreç Tezgahına: Kenan Aco’nun “Atom” Devrimi

İzmir’in kadim sokak lezzetleri kültürü, yeni nesil dokunuşlarla evrilmeye devam ediyor. 30 yıllık inşaat kariyerini noktaladıktan sonra “boş durmak bana göre değil” diyerek eşiyle mutfağa giren Kenan Kıran, bugün İzmir’de “Kenan Aco” olarak tanınan bir fenomen. Tereyağlı ve salçalı özel sosuyla fırınlanmış kokoreci birleştiren Kenan Bey, sokak yemeklerine getirdiği “Atom” yorumuyla, Türkiye’nin dört bir yanından gelen lezzet avcılarını gündüz saatlerinde tezgahının önünde topluyor.

“İlk etapta ‘doğrayabilir miyim?’ diye korktum ama ‘boza boza öğreneceğim’ diyerek başladım.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Kenan Kıran. Meşhur Kenan Aco, atom kokoreççi. Öyle bilirler beni. İzmirliyim, 1964’te doğdum. Ben bu tezgahı kurarken önce Kenan yazcaktım, sonra yeğenlerim ‘’Kenan Aco yazalım.’’ dediler, ben de kırmadım onları. 

Kokoreç İzmir’de gece yenir derler ama ben müşterimi gündüz vaktine alıştırdım.


Bu işe nasıl başladınız?

Ben burada atom kokoreç yapıyorum. Kokoreçi hazırladıktan sonra fırında pişiriyoruz. Yanında sos yapıyoruz, tereyağlı salçalı sos hazırlıyoruz. Kokoreçleri sosun içine alarak sıcakta bekletiyoruz. Evde eşimle beraber pişiriyoruz. Bu işlerden önce 30 yıl inşaat sektöründe çalıştım. Emekli olduktan sonra boş durmak istemedim ve bu iş aklıma geldi, biraz da ilgim vardı. Böyle başladık kokoreççi olmaya. 

Zorluk yaşadınız mı?

İlk etapta korktum biraz, ekmeğin içine aldığım kokoreçleri doğrayabilecek miyim diye düşündüm. Ben yapacağım her şeyi, başlamadan önce yapıp öğrenmek istedik. Boza boza da olsa öğreneceğim dedim. O şekilde öğrendim. Komşular, arkadaşlar gelip moral verdiler, beklediğimizden daha iyi bir satış oldu. Eve gittiğinde bir şey götüremezsen herkes mutsuz olur, burada satış yapıp eve gidince herkesi mutlu ediyorum. 

Yoğunluk oluyor mu?

Evde hazırlığı eşimle birlikte yapıyoruz. 12 gibi arabayı alıp geliyorum ve işe başlıyorum. Akşam 7-8’e kadar işim devam ediyor. Kokoreç aslında İzmir’de gece çok tüketilen bir besin. Ama ben gece çalışmasını sevmiyorum, müşterilerimi de alıştırdım gündüz geliyorlar. Çünkü gece insanlar değişik oluyor, uğraşmak istemiyorum. Çevre illerden ve dışarıdan gelen müşterilerim oluyor. İstanbul, Manisa ve Sivas’tan gelenler oluyor. 

İzmir’de sokak yemekleri kültürü çok gelişmiş durumda. Devam etmesi için, temiz ve düzgün yapılması gerekiyor. Buraya zengin de geliyor, fakir de geliyor. ‘’Usta bodrum’a gidiyorduk, sizin videonuzu gördük dönüp buraya geldik.’’ diyenler de çok oluyor. Ben burada her gün araba temizliği yapıyorum. Sonuçta gıda sektöründeyiz ve temizliğe önem vermek zorundayız. 

Bu işe devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Bu iş, ticaret işi. Ticaret yapanlar iyi bilir bazı günler çok iyi satış yaparsın, ceplerin dolu eve mutlu gidersin. Bazı günler iş olmaz, ayın sonunu getirmek için kısıtlaman gerekir. Ben emekli oldum ama evde durmak bana göre değil. Boş dolaşınca daha çok sıkılıyorum. O yüzden çalışmayı ve işimi seviyorum. 

”Ticaret böyle bir şey; bazı gün cebin dolu, bazı gün durgun gidersin.”


Sosyal medyanın etkisi oldu mu?

Benim telefonla aram pek yok. Bir gün bir müşterim geldi, ‘’Abi Tiktok’ta senin videonu gördüm.’’ dedi. Ondan sonra dönüşler almaya başladık. Şimdi çekim yapmaya çalışıyorum ama fazla beceremiyorum. Benim çocuklarım Instagram’dan çektiğim videoları paylaşıyoruz. Onlar daha iyi bildiği için onlara bırakıyorum. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir