Mutfakla yolu ancak evlendikten sonra kesişen, “annem bizi mutfağa sokmazdı” diyen bir kadının, bugün 1 milyonu aşkın takipçiye hitap eden bir dijital şefe dönüşme hikayesi bu. Tuba Kocaman, namıdiğer Şeffaf Mutfak, YouTube’un henüz Türkiye’de yeni olduğu dönemlerde “pazar param çıksın” diyerek çıktığı bu yolda, sadece yemek yapmayı değil, ışığı, kurguyu ve profesyonel içerik üretimini de kendi çabasıyla öğrendi. Bir yandan erken doğuma gidecek kadar büyük bir disiplinle çalışırken, bir yandan da markalara karşı “beğenmezsem tanıtmam” diyebilecek kadar dürüst bir duruş sergiledi. İşte, silinen ilk videolardan altın plakete uzanan, her ilmiğinde emek ve azim olan o samimi yolculuk…
“Ekrandan göründüğü kadar kolay değil; bu işin arkasında fizik tedavi süreçleri ve büyük bir emek var.”
Youtuber olma fikri nasıl ortaya çıktı?
Adım Tuba Kocaman. 1984 Kocaeli doğumluyum. Annem ev hanımıydı ama dışarıya iş yapan da bir insandı. Bizi asla mutfağa sokmazdı. Ben evlendikten sonra yemek yapmaya başladım. O yüzden böyle mutfağı çok seviyordum. Lise mezunuyum, dışarıdan okudum. O süre. içinde hep çalıştım ve 21 yaşında evlendim. Tabi ilk yemek yapmaya başladığımda telefona sarıldım, ‘’Bunu nasıl yapacağım?’’ diye. Tabi çok fazla internet yaygın değildi. O yüzden annem ve ablamlardan destek alarak yemek yapmayı öğrendim. Aslında ben mutfakta Youtube ile birlikte piştim. O zamanlar Türkiye’de çok fazla kanal yoktu. Birkaç kanalı, bir de yabancı mecraları ve blog yazarlarını takip ediyordum. Ondan sonra ‘’Pasta videoları mı çeksem?’’ acaba diye bir fikir geldi. O zaman bir mutfak şefi aldım ve videolar çekmeye başladım. İlk olarak pandispanya videosuyla başladım. Ama öyle kötü açılarda çekmişim ki, o videoyu silmek zorunda kaldım. Sonra su börekleri ile devam ettim ve Youtube’da bir tarifin patlamasıyla insanlar seni izlemeye başlıyorlar. 100 izlenirken bir anda 1000 oldu ve o çok büyük bir sayıydı.
Doktor ‘yerinden oynama’ dedi, ben baklavayı açıp doğuma gittim.
Yakınlarınızın tepkisi ne oldu?
Youtube’a başlarken pazar param çıksın diye işe başlamıştım. Ben tabi bunu insanlara çok uzun yıllar boyunca söylemedim. Çünkü bir de bunu anlatmak vardı, ‘’Niye çekiyorsun, sana kim para veriyor?’’ gibi sorular gelecekti. O yüzden çok uzun yıllar etrafımda kimseye söylemedim. Bugün de olsa girdiğim ortamlarda eşim hemen, ‘’Biliyor musunuz benim eşim Şeffaf Mutfak kanalının sahibi, 1 milyon takipçisi var, plaketi gördünüz mü?’’ falan diye daha çok reklamımı yapar.



Reklam yaparken nelere dikkat ettiniz?
Bu iş bir süre sonra ürün tanıtımına döndü. Markalar işte benim airfryer cihazım var, bunu tanıtır mısın falan diyorlardı. Ben de ‘’Bir şartım var, bu ürünü bana yollayın ve kullanayım. Beğenmezsem geri gönderirim size, eğer beğenirsem tanıtımını yaparım, iyisini de kötüsünü de söylerim, bunu göze alıyor musunuz?’’ diyerek işbirliği sağladım. Bu inceleme videoları da çok sevilmeye başlandı. ‘’100.000 abone olunca yüzümü göstereceğim.’’ diyordum ve 100 binle birlikte kendimi göstermeye başladım. Ben yüzüme bakılmasını severim, çünkü bir şey anlatırken mimiklerimle de anlatırım. Bence en çok işe yarayan şey buydu.
Youtube size ne kazandırdı?
Bu meslek işime daha fazla yatırım yapmamı sağladı. İşe başladığımda 10 senelik bir mutfakta yapıyordum, baktım ışık yetersiz gün ışığından faydalanmak için duvarı yıktım ve kocaman bir cam yaptırdım. Mutfağı yaptırdım, kameralar aldım. Montajları lisanslı programlarla birlikte yapmaya başladım. Profesyonel kamera kullanımı için kurslara gittim, oradan öğrendim.
Youtube’da içerik çekmek zor mu?
Eskiden bizim için daha kolaydı. Çünkü şimdi çok fazla kanal var ve rekabet doğdu. Bu rekabet bazen adil olmayabiliyor. Yalancı başlıklar mesela bizi çok yordu. ‘’Eşim bana günde 3 kere yaptırıyor, kaynanam şöyle kıskandı, kaynımın gizli tarifi’’ gibi başlıklar olunca olay biraz çirkinleşti ve ben sevmedim. Ama gerçekten de işe yarıyor.
”Ben mutfakta YouTube ile birlikte piştim.”
Tarifleri yaparken zorlanıyor musunuz?
Bir tarifi yapmam bazen 2-3 gün sürüyor. Bir ara kruvasanı doğru yapana kadar çok uğraşmıştım. Aynı şekilde makaron için ailem, ‘’Kabul etsek mi artık kruvasan olmuyor, yapmasan mı?’’ falan diyorlardı ‘’Hayır olacak, bir yerde yanlışım var.’’ diyerek o tarifi defalarca kez yapıp ortaya çıkartıyorum.
En zorlandığınız zamanları anlatır mısınız?
Ben mouse kullanırken bir kolumdan defalarca kez fizik tedavi gördüğüm oldu. En önemlisi, en son kızıma 7-8 aylık hamileyken ramazan ayına deng geldi ve çalıştım. Çalışmasam olmazdı, ramazanda insanlar tarif bekliyor sonuçta. Bu yüzden erken doğum yaptım. Doktor ‘’Yerinden oynama.’’ dedi, ben baklavayı açıp dğuma gittim. Yani ekrandan göründüğü kadar kolay değil.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
