Haberler

100 Yıllık Tarihi Yoğurtçu: İstanbul’un İlk Yoğurtçusunun Hikayesi

Kumkapı’nın Arnavut kaldırımlı sokaklarında, seyyar süt güğümlerinin sesinden bugünlere uzanan bir asırlık bir lezzet durağı: 100 Yıllık Tarihi Yoğurtçu. Ali Özdemir’in çocuk yaşta babasına yardım etmek için okuldan feragat ederek devraldığı bu emanet, sadece bir sütçü dükkanı değil; dürüstlüğün, sabrın ve “Sütçü Efendi” nezaketinin son temsilcisi. Katkı maddesine ve endüstriyel boyalara direnerek, annelerimizin evde mayaladığı o saf tadı bir asırdır korumayı başaran Özdemir ailesi, İstanbul’un değişen çehresine rağmen geleneği yaşatmaya devam ediyor.

“Bize ‘sütçü’ demezlerdi, ‘sütçü efendi’ derlerdi.”

Bu işe nasıl başladınız?

İsmim Ali Özdemir. 1955 doğumluyum. 4 yaşındayken Kumkapı’ya gelmişiz.65 senelik Nişancalıyım. Dedem, Beyazıt’ta bir han varmış oraya geliyor, burada ne yapalım derken akıllarına süt geliyor. O zamanlar bütün evlere sokak sütçüleri tedarik yapıyordu. Süt satmaya başlıyor. Dedem yaşlanınca babam ve amcam, Kumkapı’ya geliyor. Ben ilkokulda okudum ama bu iş sebebiyle okulu devam ettiremedim. Ben okumak istedim ama babam ‘’Adam yok bana yardımcı ol.’’ diyordu. Babama yardım etmek için okulu bırakıp sütçülüğe başladım. 75 yılına kadar seyyar sütçü olarak çalıştık. Sonra babam dükkanda satış yapmaya başladı. Askerden geldiğimde babam yaşlı olduğu için işi bana devretti. Biz İstanbul’un ilk yoğurtçusu ve kaymakçısıyız. Manda sütü kaymağı, tereyağı falan derken çeşitlendirmeye çalıştık. 

Biz evde annemiz babamız nasıl yoğurt yapıyorsa o şekilde mayalı yoğurt yaparız.


Yoğurt işine nasıl başladınız?

Eskiden kebapçı müşterilerimiz vardı, yetiştiremiyorduk. Sonrasında Milliyet’in yemekhanesine vermeye başladık. Onlar ‘’Yoğurt da yapar mısınız?’’ dediler, ondan sonra yoğurt vermeye başladık. Çok güzel müşterilerimiz vardı, bankacılar, ünlü doktorlar falan çok kibar insanlardı. Sütçü demezlerdi, sütçü efendi derlerdi. Mayıs Haziran döneminde koyun sütü kullanıyoruz. Kendi tereyağımızı yapıyoruz. Peynir, bal gibi ürünler ise müşteri talep ettiği için yapıyoruz. 

Bu işi yaparken hangi zorluklarla karşılaştınız?

Biz evde annemiz babamız nasıl yoğurt yapıyorsa o şekilde mayalı yoğurt yaparız. Katkı maddesi yok. Bize çok teklif ettiler kültür boyası kullanın diye. 2 kere arabamız çalındı. Üniversiteli gençler yürüyüş yaparken, yokuş aşağı saldılar. ‘’Biz zaten sütçüyüz, garibiz.’’ dedik. Bu işi 100 sene devam ettirecek esnaf kalmadı. Aile şirketi olduğu için birbirimize saygılı olduk. 

Süt ve yoğurt işi biraz sıkıntılı. Çünkü depolama şansımız yok. Biz günlük süt alıyoruz ve günlük satıyoruz. Onu satamazsak, bir gün sonra zarar olarak yazıyor. O yüzden çok böyle işi büyütemiyoruz. Senelerdir 3,5-4 ton arasında satıyoruz. 

”Babamızdan böyle alıştık; müşterinin az alanı makbuldür.”


Esnaflıkta neye dikkat edilmeli?

Esnaf olmak önemli. İşine ve müşteriye saygılı olacaktır. Geldi 2 liralık yoğurt istedi, ben yoğurt vermem diyemezsin. Belki ihtiyacı veya imkanı o kadardır. Yani biz babamızdan böyle alıştık. ‘’Müşterinin az alanı makbuldür.’’ der. 

Buralar tamamen değişti, çok fazla göç almaya başladık ve yerlilerin hepsi semt değiştirdi. Ama hala gelip bizden kaymak, yoğurt alırlar. Biz her gün açıp akşama kadar çalışırız. Çünkü bu süttür, yarın yaparım diyemezsin.


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir