Mersin ve Tarsus mutfağının en nadide parçalarından biri olan Kuşgözü Lahmacun, Yiğit Yılmazlar’ın vizyonuyla İstanbul lezzet haritasına iddialı bir giriş yaptı. Klasik lahmacundan farklı olarak zırhla çekilmiş kebap etiyle hazırlanan ve mayalı hamurun yumuşaklığıyla buluşan bu “mini” dev lezzet, sadece bir yemek değil, aynı zamanda coğrafi işaretli ürünlerle zenginleşen bir kültür elçisi. 12 yıllık kurumsal kariyerini bir kenara bırakıp bu geleneksel tadın peşinden giden Yılmazlar, sofralara sadece lahmacun değil; yanında humusu, şalgamı ve acısıyla eksiksiz bir Tarsus ritüeli getiriyor.
“Antep lahmacunu servis tabağı büyüklüğünde olur. Kuşgözü lahmacun ise 3 cm bir şey.”
Kendinizden bahseder misiniz?
Ben Yiğit Yılmazlar. Bütün çocukluğumun yaz ayları Mersin’de geçti. Annem ve babam lezzete çok düşkün insanlar. Mersin, Adana ve Antep’in lezzetlerini çok seviyorlar. Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldum. Global bir içecek firmasında işe girdim, yaklaşık 12 yıl boyunca bölge müdürü olarak çalıştım. Oradaki abim ile kendi işimizi yapabileceğimizi konuştuk ve sonradan bu işe başladık.
Genelde kuşgözü lahmacun arasına humus konularak, tereyağına batıra batıra yeniliyor.
Neden kuşgözü lahmacun?
Biz lahmacun fikrine çok ısınmıştık ama İstanbul’da bu işi yapan çok insan var. Biz bunu nasıl farklılaştırırız diye düşündük. Sonrasında aklımıza Mersin Tarsus’tan kalma kuşgözü lahmacun fikri geldi. Ana ürünümüz kebap etiyle yapılıyor. Ama ıspanaklı ve biberli, sadece sebzeli ve vegan olarak adlandırdığımız çeşitleri de var.



Lahmacunun yanına ne gider?
İlk olarak Tarsus’ta lahmacunun yanına en çok humus sunulur. Turşuları ikram olarak gönderiyoruz. Tarsus şalgamları çok yakışıyor. Bunlar Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünleri aslında. Misafirlerimiz Antakya’nın kaytaz böreğine, Bursa’nın cantığına benzetiyor.
Hangi konuda zorluk yaşadınız?
İlk 6 ayda marka bilinirliği ve ürün bilinirliği olmadığı için ciddi anlamda gelir kaybım oldu. Ama eşim hem maddi, hem de manevi olarak çok destek ve cesaret verdi. Genelde kuşgözü lahmacun arasına humus konularak tereyağına batıra batıra yeniliyor. Sabah, öğle, akşam her öğünde tüketilen bir besin.
”İstanbul’da bu işi yapan çok insan var ama biz ‘nasıl farklılaştırırız’ diye düşündük ve kuşgözü lahmacun fikrine odaklandık.”
Antep lahmacunu servis tabağı büyüklüğünde olur. Kuşgözü lahmacun ise 3 cm bir şey. Onun bir büyüğü 5 cm olan fındık lahmacun var. Kuşgözü lahmacunun en önemli farkı, içinde kebap eti yani zırhla çekilen et kullanılıyor. Bizim ürünümüz mayalı hamurdan yapıldığı için börek hamuruna da benziyor. İç harcını ve lezzetini tutturmak çok önemli. Kuşgözü lahmacunu İstanbul’a biz getirdik. Hatta şalgam bile yerel üreticilerden geliyor ve yanında acısıyla birlikte geliyor. Franchise almak isteyen çok var ama bu mekanın konumu çok iyi olduğu için, zamanla büyütmeyi düşünüyoruz. Hem Anadolu, hem de Avrupa yakasında şubeleşme yaparak bu işi sürdürmek istiyoruz.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
