Haberler

Napoli’den İstanbul’a Bir Köprü: Nello Croce

Napoli’nin kaotik ama sıcak sokaklarından İstanbul’un mutfak kültürüne uzanan, sevgi ve lezzet dolu bir göç hikayesi… Çocuk yaşta Napoli’de mutfağa girmek zorunda kalmasıyla başlayan serüvenini, Londra’da profesyonelleştirip bir aşk hikayesiyle Türkiye’ye taşıyan Nello Croce ile bir araya geldik. Napoli’yi “küçük bir İstanbul” olarak tanımlayan Croce, her iki kültürün ortak paydası olan taze malzeme tutkusunu ve aile sıcaklığını kendi restoranına yansıtıyor. İngiltere’den Türkiye’ye uzanan bu yolculukta, iki coğrafyanın lezzet benzerliklerini ve şaşırtıcı farklarını Nello Croce’nin samimi anlatımıyla keşfediyoruz.

“Napoli bir tiyatro gibi, yola çıkınca her şey olabilir.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Benim ismim Nello Croce. Napoli’den geliyorum. Annem ve babam çalışırken bizi evde bıraktılar. Kendimize yemek yapmak zorunda kalıyorduk. Ben çocukken Napoli’de yaşıyordum, küçük İstanbul’a benziyor. Biraz kaotik ama aynı zamanda çok güzel insanlar, çok sıcak ve güzel yemekler yapılıyor. Napoli tiyatro gibi bir şehir, yola çıkınca her şey olabilir. Herkes koşuyor aynı zamanda barda oturuyorlar, rahat insanları var. Babam ve annem yemek yapmayı çok severlerdi. Hafta sonları için hazırlık yapıyorlardı. 

Türkiye ve İtalya’nın mutfak kültürü taze malzeme ve sebze kullanımı açısından birbirine çok benziyor.


Eşinizle nasıl tanıştınız?

Ben 24 yaşında İngiltere’ye gittim. Yavaş yavaş İngilizce öğrendim. Restaurantlarda çalışarak işi öğrendim, maliyet hesaplama, malzeme bulma gibi işleri de öğrendim. Sonrasında Londra’ya gittim ve büyük bir firmada işe başladım. Eşim, üniversite için yurtdışına gelmişti, her sabah sahilden güzel bir kız geçiyordu. Sonrasında eşimle tanışmak istediğimi söyledim ve tanıştık. 

Türkiye’ye gelme fikri nasıl ortaya çıktı?

Ben aileme kız arkadaşımı söylediğimde Türkiye’nin nasıl bir yer olduğunu bilmiyorlardı. Hangi dil konuşuluyor, nerede yer alıyor diye merak ediyorlardı. İlk defa Türkiye’ye geldiklerinde çok şaşırdılar. Biz evlenirken iki tane düğün yaptık. İlk gün mahallede komşular yemek hazırladılar, herkes dans ediyordu. İkinci düğünü de İtalya’da yaptık. 

Benim İngiltere’de çalıştığım firma, İstanbul’da da bir yer açmaya karar verdi. Eşim de mutlu olacağı için ben de hemen kabul ettim. Türkiye’yi çok sevdim. Buraya geldikten sonra ilk restoranımızı açtık, her şeyi sıfırdan yaptım. Tam bir aile restoranı açmak istedik. 

Türk ve İtalyan mutfağı birbirine benziyor mu?

Bence Türkiye ve İtalya’nın mutfak kültürü birbirine benziyor. İki ülkede taze malzeme kullanıyor, sebze kullanımı da oldukça fazla. Ancak aradaki bazı farklar da var. en büyük fark ise Türk kahvaltısı. Biz de kahvaltı kafede hızlı hızlı yapılır. Burada mangal kültürü var, bizde mangalı çok seviyoruz ama baharatsız yapıyoruz. Burada yoğurtlu makarna çok yaygınken, İtalya’da yoğurt ve makarna birlikte yenmiyor. 

‘Burada her şeyi sıfırdan kurduğumuz gerçek bir aile restoranımız var.”


Türk mutfağında en sevdiğiniz yemekler hangileri?

Türkiye’de en sevdiğim yemekler, sokak lezzetleri. Ben burada ilk defa bütün bir kuzu gördüm ve çok sevdim. Bazı yemekler çok enteresan geliyor, baharatlı pilavla yapılan yemekler özellikle çok enteresan. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir