Kurumsal hayatın güvenli limanlarından ayrılıp kendi hayallerinin peşinden koşanların hikayesi her zaman heyecan vericidir. Ancak bu hikaye, alışılmışın dışında bir lezzetle; Kore’nin sütlü ekmek kültürüyle harmanlanınca ortaya “Ppang” çıkıyor. 1991 doğumlu genç girişimci Erbil Çengelci, ortağı Tolga Tepecik ile birlikte Uzak Doğu’nun sokak lezzetini modern ve “premium” bir dokunuşla İstanbul’un kalbine, Kadıköy’e taşıdı.
“Biz Türkiye’deki ilk Kore tostunu yapıyoruz demek istemiyoruz aslında.”
Bu işe nasıl başladınız?
Erbil Çengelci. 1991 Nazilli Aydın doğumluyum. İlkokul ve lise hayatımı orada yaşadım. Üniversite için 2009 yılında geldim. Mezun olduktan sonra babamın yönlendirmesiyle İstanbul’da kurumsal hayata başladım. 8 sene çok uluslu bir alkol firmasında çalıştım ama her zaman farklı hayallerim vardı. Ortağım Tolga Tepecik ile beraber, hep böyle farklı bir ürüne odaklanan bir marka kurmak istiyorduk yeme içme sektöründe. Tolga Kore seyahatinde bu ürünü yiyip çok beğenmişti, ben de Amsterdam’da deneyimledim ve çok beğendim. Sonrasında reçete ve lezzet anlamında farklı olduğu için bu ürünü seçtik. Kore tostu olarak biliniyor ama gerçek anlamda tost değil. Bu ürün, ppang. Yani biz bu şekilde adlandırıyoruz.
Kore tostu olmasının ana sebebi ekmeğimiz aslında.
Doğru ürünü yaratmak için bu işi bilen, özellikle Uzakdoğu mutfağıyla yakın temaslarda bulunmuş bir şefle çalışmak istedik. Bora Korkmaz şefle beraber çalışma içerisine girdik. Kendisi bizi çok iyi anladı ve daha premiumlaştırılan bir ürün ortaya çıktı.



Ppang fikri ortaya nasıl çıktı?
Açık söyleyeyim ben ürünü hiç tanımıyordum. Böyle bir konseptin varlığından bile haberim yoktu. Araştırmaya başladım. Nasıl yapılıyor, nasıl servis ediliyor diye. Geçen yaz Amsterdam’a tatile gidiyordum ve bu ürünleri tatma fırsatım oldu. Tattıktan sonra bunları yapmak ve geliştirmek daha rahat oldu. Benim için de yeni bir konsept oldu açıkçası. Ben her zaman challenge severim ya.
Bu ürünü nasıl geliştirdiniz?
Biz Türkiye’deki ilk Kore tostunu yapıyoruz demek istemiyoruz aslında. Evet hikayemiz bir tost, o da demek zorunda olduğumuz için tost diyoruz, yoksa başka bir ürün. Bu hikayeyi Kore’deki sokak lezzetlerinden alıp modernleştiren farklı markalar var. Orijinaline sadık kalıp daha klasik ürünlerimiz de var. Türk damak zevkinden yola çıktığımız ürünler de var içinde. Burada ana malzeme ekmek. Ekmek üzerine çok yoğun bir çalışma yaptık aslında. Sonra içeriklerle oynadık. Kore’de yenilen tostun içinde belli soslar var, tabii ki biz bu sosları aldık. Ama aynı zamanda Türkler kahvaltıda ne yer mantığını düşünerek yola çıktık. yansıtmak istediğimiz, anlatmak istediğimiz hikayeyi aldılar. Yani, herkes evet çok lezzetli bir şey yediğinin farkında.
Bu lezzet hakkında nasıl yorumlar aldınız?
Kore tostu olmasının ana sebebi ekmeğimiz aslında. Ekmek, burada Kore’nin popüler sütlü ekmeğinden geliyor. Ama içerik olarak lezzetlerimiz Türk damak tadıyla uyarlanmış durumda. İnsanlar da yedikten sonra zaten aslında yansıtmak istediğimiz, anlatmak istediğimiz hikayeyi aldılar. ‘’Soslarınız çok güzel, yumurtalar çok iyi pişmiş. Ne kadar yumurtaya uzak kalsam da sanki yumurta değil de farklı bir şey yiyormuşum gibi.’’ yorumlar aldık. Ama günün sonunda ön plana çıkan şey ekmek oldu ki bu da bizim istediğimiz şeydi.
Ppang yapımında neler kullanılıyor?
Her ppangın içinde ilk ısırığı aldığınız noktada, en dibine kadar bir ürün ve sos çeşidi yemenizi istiyoruz. O yüzden en altına mutlaka bolca sos koyuyoruz. En altındaki sosla en üstündeki sos farklı olabiliyor. Bunun sebebi de en başta farklı bir sosla başlayıp, yumurta ve proteinlerle devam edip en sona bambaşka bir tatla bitirmenizi istiyoruz. Aslında en altına tavuk koyuyoruz. Kendi ppangını tasarlamak isteyenler için de seçeneğimiz mevcut.
”Yemek konusunda çok hızlı yükselip düşen trendler var. Önemli olan bunun devamlılığını sağlayabiliyor olmak.”
Gelecek hedefleriniz neler?
Yemek konusunda çok hızlı yükselip düşen trendler var. Önemli olan bunun devamlılığını sağlayabiliyor olmak. Bizim menümüzde 8 tane ürünümüz var. 8 ürünle önümüzdeki 2 yıl boyunca devam etsek, kalıcılık sağlayamayız. O yüzden ürünlerimizi trendlere göre geliştirip farklı noktalara girdiğimizde kalıcı olabiliyoruz. Bizim amacımız da, mevcut ppangı kültürünü bozmadan yenileyerek hareket edebilmek. Biz bu markayı Türkiye’de böyle çok büyütmek, doğru lokasyonlarda, doğru insanlarla buluşturmak istiyoruz. Ama asıl hedefimiz yurt dışında bu markayı ilerletmek. Gelişmiş ülkelerin gelişmiş pazarlarında yer almak istiyoruz.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
