Kaz Dağları’nın Eybek mevkii, sadece doğanın değil, bir kadının küllerinden doğuşunun da tanığı. 2000 krizinde her şeyini kaybeden, sağlığı bozulan ve yiyecek ekmeğe muhtaç kalan bir çiftçi ailesinin kızı; bugün “ekmek teknem” dediği o hurda kulübede bir hayat dersi veriyor. Cebinde yol parası bile yokken çıktığı o ilk gün, tesadüfen sattığı ilk bazlamayla hayata tutunan bu güçlü kadın, Türk kadınının azmini ve doğaya olan tutkusunu temsil ediyor. İflasın karanlığından kitapların aydınlığına uzanan, “insanın hayatına dokunmak” felsefesiyle harmanlanmış, samimi bir başarı öyküsü.
“Yola çıkarken evde yol parası olarak 1 TL bile bulamadım.”
Bulunduğunuz yeri anlatır mısınız?
Kaz Dağları’nın Eybek, Hanlar mevkii burası. Doğa yok ediliyor, kirletiliyor. Burada maden açıldıktan sonra, havanın esinti olan yerinde armut olmamaya başladı. Burada doğru düzgün incir bile olmuyor. Günden güne değişti. Şimdi kapandı ama bir ağacı yok edince yenisini çabuk yetiştiremezsin. Ben her zaman doğayı koruyalım, doğayı sevelim, bir ağaç dalını bile incitmeyelim diyorum.
Biz Türk kadını olarak ayağımızın üzerine sağlam basıyorsak, hepimizin yolu açık olsun.
Kendinizden bahseder misiniz?
Ben dar gelirli çiftçi bir ailenin çocuğuyum. Küçükken bazı aileler top alırdı, biz alamazdık. Bezleri sıkıştırıp top yapardık kendimize. Çocukluk yaşamadım. Kendimi bildim bileli bu işin içindeyim. 5 yaşında çapayı verdiler elime, bir gün olsun büyük desteği görmedim. Eşim zeytincilik yapıyordu, 2000 krizinde iflas ettik. Dalından topladığımız zeytinleri işliyorduk. Gece gündüz demeden çalışırdım tarlada, sağlığımı kaybettim, 1 yıl boyunca dizlerim tutmadı.



Ne zorluklar yaşadınız?
Yatakta yatarken hep ‘’Ne yapabilirim?’’ diye düşündüm. Bahçede çalışacak gücüm kalmamıştı artık. Eşim iflas ettiği için benden daha çok depresyondaydı. Çok depresif bir dönem yaşadık ve iş yapmıyorduk. Eşime ‘’Ben bir sepet alayım elime, ekmekçilere falan bir şeyler satarım belki.’’ dedim. Çünkü sağlık güvencem yok, para pul yok, iflas etmişiz. Yiyecek ekmeğe muhtaçtık, ben yol kenarında ekmek satmaya karar verdim.
İlk satış gününüzü anlatır mısınız?
Çevredekiler laf eder diyince eşime ‘’Herkesin dediği beni alakadar etmez, ben attığım adımdan emin oldum mu, kim ne derse desin.’’ dedim ve çıktım. Evde yol parası olarak 1 tl bile bulamadım. Yolda arkadaşımı gördüm ve ondan yol parasını aldım. Piknik alanına gittim, bekçiye ‘’Ben burada bir şeyler satmak istiyorum.’’ dedim ama o yasak dedi ve içeri gitmemi istemedi. O gün inat attım ve ‘’Ben bugün mutlaka bir şey satacağım.’’ dedim ve yol kenarına geçtim. O gün hiçbir şey satamamıştım, dönerken gözyaşlarımı saklayarak otobüs bekliyordum.
Sonrasında bir araba gördüm, kendi aralarında konuşurlarken ekmeği unuttuklarını duydum. Onlara ‘’Bakar mısınız, beğenirseniz bende ekmek var.’’ dedim, koşarak geldiler. Sepeti açtım, içindeki bazlamaları görünce çok mutlu oldular ve ‘’İyiki ekmeği unutmuşuz.’’ dediler. O gün 4 tl’lik ekmek sattım ve benim ilk günümdü. Unutulacak bir şey değil.
Sonra nasıl devam ettiniz?
Ben akşam eve geldiğim gibi bazlama yaptım, lokma yaptım. Yola çıkarken ‘’Allah’ım sen beni utandırma.’’ diye dua ediyordum. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra burayı buldum. Tahtalarla hazırlanan bu yerde her yerden yağmur giriyordu, döküntü ve hurda bir yerdi. Ama bu benim ekmek teknem oldu. Hurda da olsa atamıyorum. Bereketi onda buldum ve hayata tutundum.
”Ben her zaman doğayı koruyalım, bir ağaç dalını bile incitmeyelim diyorum.”
Kadınlara ne söylemek istersiniz?
Ben kadınlarla gurur duyuyorum. Herkesin bir dayanma gücü var, ben güçlüyüm dayanabildim ama dayanamayan çok insan oluyor. Biz Türk kadını olarak ayağımızın üzerine sağlam basıyorsak, yaptığımız işten eminsek tüm kadınların yolu açık olsun.
Ben ilkokul mezunuyum ama kitap okumayı çok severim, araştırmayı çok severim. Uykum gelene kadar her akşam kitap okudum. Ben güzel insanlarla karşılaştığım için bugünlere geldim. Kendini bozmayacaksın, kötü düşüncelerden kendini arındıracaksın. Ben her gelip gidene dua ederim. İnsanla sevgiyi paylaşmak, sohbeti paylaşmak, yemeği paylaşmak çok önemli, hayat anca o şekilde güzel oluyor. Bir insanın hayatına dokunabilmek kadar güzel bir şey yok.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
