Haberler

Sava’nın Fiyat-Kalite Dengesiyle Gelen Başarısı

Denizli’nin demir oranı yüksek topraklarından doğan ve bugün Türkiye’nin en çok tercih edilen markalarından biri haline gelen Sava’nın hikayesi, bir aile mirasının ve ulaşılabilirlik vizyonunun eseri. Pamukkale Şarapları bünyesinde üretilen Sava, Fransız meşe fıçılardan süzülen kalitesini “herkes iyi şarap içebilsin” idealine borçlu. Bölgenin coğrafi yapısını insan emeğiyle birleştiren ve tüketicisiyle kurduğu bağ sayesinde yıllık 3 milyon şişelik bir hacme ulaşan markanın sürdürülebilirlik serüvenini, en yetkili ağızdan dinliyoruz.

“Çok iyi bir toprak, rüzgar ve güneş olsa da çiftçi olmadan bir işe yaramaz; insan faktörü bu işin en önemli bileşeni.”

Buradan bahseder misiniz?

Pamukkale Şarapları’nın üç ana parselinden biriyiz. Boğazkale üzümlerinin yanındayız. Burada çok fazla üzüm var. Toprak yapısına göre değişen üzümler var. Demir oranı yüksek, renkleri daha koyu üzümler veriyor. Kırmızı şarap için ideal bir bölgedeyiz. Buranın coğrafi yapısı her şeyden daha önemli. Ama en önemlisi insan. Çok iyi bir toprak olsa, hava, rüzgar ve güneş çok iyi olsa da, çiftçi olmadan bir işe yaramaz. İnsan faktörü, bu işin en önemli bileşeni.

Sava ile aslında amcamın hayalini hayata geçirdik: Uygun fiyata herkes şarap içsin.


Uzun süren deneyimlerden sonra anladık ki, kalite fiyat algısının çok doğru bir şekilde oturması gerekiyor. Bu sayede ciddi başarılar alabiliyorsunuz. 2000’li yılların sonlarına doğru bütün politikamıza bunun üzerine kurmaya karar verdik. Fiyat ve kalite dengesini ön plana aldık. Ürünlerimizin lansmanını yerleştirmeye başladım. Şu anda 500 civarında öz ürünümüz var. 

Sava nasıl başarılı oldu?

Sava severlerin markada muazzam bir rolü var. Sosyal medyadan sürekli mesaj geliyor. İnsanların sahiplenmesi sayesinde bir marka olduk aslında. Sava ürünler, Pamukkale tesislerinde Denizli’de üretiliyor. Yıllık 3 milyon şişeye yakın bir satışı var ve Türkiye pazarında yer edinmiş duurmdayız. 6 çeşit ürünümüz var ve sadece bir zincir markette satılıyor. Müşteriler tarafından çok talep gören bir satış rakamına ulaştık. 

Bu yolda en önemli hayaliniz nedir?

Bu yalnızca satış tarafıyla ilgili değil, üreticinin de ciddi anlamda destek vermesi gerekiyor. Selda Hanım bu konuda çok ciddi destek verdi. Markayı resmen bebek adımlarıyla yetişkin hale getirdi. Sava ile ilgili hayalimiz, bu saatten sonra sürekliliği korumak. Sava ile ilgili hayalimiz, aslında amcamın hayalini hayata geçirmekti. Uygun fiyata herkes şarap içsin hayaliyle yola çıktık. Bu hayali hayata geçirdik. Bunun sürdürülebilir olması ve standardı korumak çok önemli. 

Sava tüketicisini düşünmek zorunda. Tüketiciye maliyetlerde oluşan artışların yansımaması için ciddi efor sarfediyoruz. Sava’nın her zaman Türk tüketicisinin ulaşabileceği fiyat ilişkisine sahip olması için özen gösteriyoruz. Bu bölgede en büyük alıcılardan biriyiz. Ürünümüzün kalitesini geliştirmeye çalışıyoruz. Uluslararası birçok ödülün sahibi olduk. 

”Şarabın karakterini belirlemek için Fransız meşe fıçıların gözenek yapısını ve yakılma derecesini bile özel olarak sipariş ediyoruz.”


Şarap yapımında en çok neye dikkat ediyorsunuz?

Biz 300 litre kapasiteli fıçılar tercih ediyoruz. Bu fıçılar Fransız menşeili. Daha önce Amerikan fıçılarını denedik ama çok baskın olduğu için beğenmedik. Biz Fransa’dan aldığımız meşe fıçıları tercih ediyoruz. Bunlar aynı gözükse de, aslında az yakılmış veya çok yakılmış olarak ayrılıyor. Meşenin gözenek yapısını bile sipariş verirken belirtiyoruz. Ürünleri fıçılara yerleştirdikten sonra farklı lezzetlerde ve aromalarda ürünler elde ediyoruz. 

Yıllanmış şarap daha mı lezzetli?

Şarap 30 senede yıllanır ama bu sefer koleksiyon değerine ulaşır. 50-70 senelik şarabın bozuk olmama garantisi yok ama doğru koşullarda saklanması gerekiyor. Yıllanmış şaraplarda renk dönmeye başlıyor. Canlı renkler daha soluk renklere dönüşüyor. Kiremit kırmızısından beyazlara, sarılara doğru dönüyor. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir