İstanbul Boğazı’nın en köklü duraklarından biri olan Sur Balık, Arnavutköy’ün eşsiz manzarasını 45 yıllık bir mesleki tecrübeyle harmanlıyor. İşletmeci ve ortak Zeki Tasasız’ın liderliğinde, “gerçek bir balık restoranı” olma iddiasıyla yola çıkan mekan, dondurulmuş ürünlere yer vermeyen tazelik anlayışıyla fark yaratıyor. Dünyaca ünlü isimleri ağırlarken sergilediği nezaket ve mahremiyet odaklı hizmetiyle de bilinen Sur Balık, balık kültürünü sadece bir yemek değil, bir yaşam tarzı olarak sunuyor.
“Bizim iddiamız şuydu; Boğaz’da öyle bir balık restoranı olsun ki, gerçekten ‘balık restoranı’ gibi hissettirsin.”
Buraya nasıl başladınız?
Zeki Tasasız, Bingöl doğumluyum. Bu işte garsonluk, komilik hepsini yaptım. Yaklaşık 35 senedir de yöneticilik yapıyorum. 45 senelik bir meslek hayatım var. 2009 yılında Dorak Holding’in açtığı bir Sur Balık vardı. İsmimizdeki Sur zaten oradan geliyor. Arkadaşlarım ‘’Zeki burada çalışmaya başlamak ister misin?’’ dediler. Sonrasında patronla konuşup başladık bu işe. Şu an Arnavutköy işletmecisi ve ortağıyım. Bizim iddiamız şuydu, Boğaz’da öyle bir balık restoranı olsun ki, gerçekten bir balık restoranı. Bu iddiamızı yaşatıyoruz.
Burada buzlu hiçbir şey satmıyoruz, sadece mevsimine göre balık alıyoruz.
Sur Balık nasıl bir hizmet veriyor?
Balık aslında farklı bir kültürdür. Son zamanlarda balık restoranı ve meyhane birbirine karıştı. Böyle bir çıkış yaptıktan sonra şubeleşmemiz başladı. Şu anda 7 şubemiz var, ekibim çok iyi. Doğru insanlarla yürüdüm, çok seçici olduk o konuda. Aşçımız çok iyi. Balıklarımızın hepsi taze ve değişik bölgelerden geliyor. Levrek Karadeniz’den geliyor, kalkan ve taze karidesler de aynı şekilde geliyor. Devamlı çalıştığımız tedarikçilerimiz var. Burada buzlu hiçbir şey satmıyoruz, mevsimine göre balık alıyoruz.



Burayı özel kılan nedir?
Balık müşterisi seçkindir, menünün değişeceğini bilerek geliyor. ‘’Ben bugün bunu yemeye geldim’’ diyor. Burası çok çabuk popüler bir yer oldu. 10 senenin içinde çok insan tanıdım, çok ünlüler geliyor. Mesela kişiye özel salonlarımız var. 365 gün full çalışıyoruz. Adriana Lima geldi, onlara özel bir salonu kapattık. Özellikle ünlüler geldiğinde magazinde çıksın istemiyoruz, insanlar rahatsız olabilir diye düşünüyoruz. Burada çok dolaşan magazinci vardır ama kişi istemeyince biz onu engelliyoruz.
Türk halkı neden balık yemiyor?
Biraz ekonomik şartlardan kaynaklanıyor. Bir de bizim geçmişten gelen bir et kültürümüz var, onu yıkamıyoruz. Ben kendi restoranımda sabah kahvaltıda olsa balık yerim yani. Burada hatayı biraz da kendimizde aramamız lazım. Teşvik etmeye çalışıyoruz insanları. Burada balık yemeyeceğiz de ne yiyeceğiz. Ben yurtdışına da gittim, birçok ülkede akşamları %70 balık yeniliyor.
Av yasakları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Av yasağı son zamanlarda başladı, eskiden yoktu. Balıklar çoğaldı, bu anlamda memnunuz. Bu balık çiftliklerinin devreye girmesi, Türkiye’de çiftlikler bayağı gelişti. İhtiyacımızın %50’sini bunlar karşılıyor. Boğazda balık bitmez ya bereketli bir boğazımız var. Mevsimine göre burada balık bulabiliyoruz. Yeter ki bilinçli bir avlama olsun. Ben ümitliyim Türkiye’de balık bitmez.
”Türkiye’de balığın bitmeyeceğine dair ümitliyim, yeter ki bilinçli avlanma olsun.”
Balık restoranları pahalı mı?
İnsanlarda balık restoranları pahalıdır diye bir algı var. Biz en iyisini misafirlerimize nasıl daha ucuz yedirebiliriz mantığıyla hareket ediyoruz. Çünkü bugün gerçekten hesap dönemi. Herkes hesap yapıyor. Bugüne kadar hesapla ilgili şikayet çok fazla almadık.
Balıktan sonra neden helva tüketilir?
Balıktan sonra insanın canı tatlı ister, bunun da en iyi tamamlayıcısı helvadır. Helva, bizim kültürümüzde çok eskilere dayanıyor. Özellikle tahin helvası, meyhane kültüründe her zaman aranıyor. Biz içerisine limon sıkıyoruz, daha bitirici bir hale getiriyoruz.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
