Market raflarındaki standart lezzetlerin ötesine geçmek, alkol oranından aroma dengesine kadar her detayı kendi damak tadına göre şekillendirmek isteyenler için ev biracılığı, bir hobiden çok daha fazlasını ifade ediyor. Öğretmeninden mühendisine, pazar araştırmacısından üreticisine kadar pek çok farklı profili “kazan başında” buluşturan bu kadim gelenek, aslında sanıldığı kadar karmaşık değil. Sabır, titiz bir temizlik süreci ve doğru malzemelerle birleştiğinde; mutfaklar birer mikro-fabrikaya dönüşüyor. Şerbetçi otunun topraktan kadehe uzanan yolculuğunu ve evde bira yapımının püf noktalarını, bu işe gönül veren “ev biracılarından” dinliyoruz.
“Aslında evde bira yapmak yoğurt yapmak veya turşu kurmak gibi bir şey.”
Ev biracıları kendini tanıtıyor:
İsmim Gizem Alabolat Liman. İlkokulda İngilizce öğretmenliği yapıyorum. 2017 yılından beri evde bira yapıyorum. Aslında bir arkadaşımın vesilesiyle merak uyandı. O kitten bira yapıyordu, tadına baktım benim çok hoşuma gittim. O yüzden ben de yapayım dedim. Önce kitle başladım işe sonrasında tam tahıldan yapmaya başladım. Daha sonra yetmeyip kendi malımı yapmaya başladım. Türkiye bira koleksiyonerleri kulübümüz var. İstanbul’da merkezimiz ama her şehirden üyelerimiz var.
İsmim Yankı Doğa Çınardal. Başka bir sektörde çalışıyorum, hobi olarak da evde bira kuruyorum. Şu an için bir setim var. Bunlar set olarak satılıyor ve ben de böyle başladım. 23 yıldan beri pazar payı araştırmaları yapan bir firmada çalışıyorum.
Adım Melik. Ev biracısıyım. 2016 senesinde başladım evde kitle bira yapmaya. Sonra oradan bira kaynatmaya çevrildi iş. Birada kullandığımız şerbetçi otunu Lüleburgaz’da üretiyoruz. Yetiştirdiğimiz otları burada sergilemek için getirdik.
Ben Önder Üre. Mühendisim. Uzun yıllar yabancı şirketlerde çalıştım. Sonunda böyle bir hobi edindim ve ev biracısı olarak başladım. Daha sonra bunu birebir evde yapanlara yardımcı olmak için ürünler üretmeye başladım.
Ev biracılığında temizlik her şeydir; biranın bakteri kapmaması için temas eden her şey arındırılmış olmalı.
İstanbul’da üç katlı bir fabrikamız var, bu fabrikada dünyanın birçok yerinde satılan biraların klonlarını üretiyoruz. İnternet sitemizden de evde bira yapan herkese bunları gönderiyoruz. Endüstriyel biralar bir yerden sonra ‘’Biz bunu nasıl içiyormuşuz?’’ gibi gelmeye başladı. Evde kendin bira yapınca alkolünü de istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Bir de kendi yaptığın birayı içmek çok güzel.



Evde bira nasıl yapılır?
Aslında yoğurt yapmak veya turşu kurmak gibi bir şey. Mayalar, o maltın içindeki şekerleri yediği anda alkol üretmeye başlıyorlar ve fokurdama anında alkol oluşmaya başlıyor. İçindeki şeylerin çıkması için 63-70 derece arasında hazırladığımız suyun içine maltları döküyoruz, karıştırıyoruz. Bir saat boyunca demlemeye bırakıyoruz. Mayalama kısmı o sırada gerçekleşiyor. Bir saat boyunca dinlendirdikten sonra onu çıkarıyoruz, içindeki maltları ve yağmurlama dediğimiz 72 derecedeki bir suyun üzerine döküyoruz. Maltın içinde kalan son şekerleri de almış oluyoruz. En az 60 dakika kaynaması gerekiyor. Kaynamaya başladığı andan itibaren şerbetçi otlarını atmaya başlıyor ve kaynatıyoruz. Ondan sonra soğumaya bırakıyoruz. Belli bir derecenin altına düştükten sonra, birayla temas edebilecek her şeyin arındırılmış olması lazım.
Ev biracılığında temizlik çok önemli. Çünkü bakteri kapmaması lazım. Şişeleri gayet iyi temizlememiz lazım. Biranın 20 dereceye kadar soğuması lazım, 20 derecelerde mayalar iyi çalışıyor. Tabi bira yapmak için mayalanma kısmında hava kilidi takılıyor üstüne, o fokurdamaya başlıyor. Bu durum mayaların çalıştığını gösteriyor. 2 hafta bu şekilde bekliyoruz. Bitmemiş birayı da şişelemek gerekiyor, yoksa patlayabilir. Şişeleme içine şeker atıyoruz. Biranın içindeki mayaların o şekeri yiyip tekrar gaz üretmesi gerek. Sonra birayı dolduruyoruz şişelere, kapaklı biçimde iki hafta en az beklemesi lazım. Biranın başlangıcından bardağa dökülene kadar geçen süre 1 buçuk ayı buluyor.
Evde bira yapmanin maliyeti nedir?
Bu işin maliyeti değişiyor aslında ama kesinlikle aldığınız ticari bir biradan çok daha ucuz. Ucuz maltla yaparsanız daha ucuz oluyor, kitle yaparsanız daha ortalama bir fiyat çıkıyor. Evde 350 litreye kadar fermente edilmiş alkol bulundurabiliriz. Şarap ya da bira toplam 350 litreyi geçmeyecek şekilde. Bunu da satamayız. Biz sadece hobi amaçlı yapıyoruz ve kendimiz içiyoruz.
Aslında bira daha çok erkek işi gibi görünse de, eskiden kadınların işiymiş bira yapmak. Kadınlar ev işi gibi bira yapıyormuş, hatta onları cadı diye yaftalamaya başlıyorlar. Bira yapan kadınlar sivri şapkalar takar kazanlarda kaynatırlarmış birayı. Yanlarında bir kedi olurmuş maltlarına dadanan kemirgenleri yakalaması için. Bunların hepsi cadılıkla eşleştirilmiş. Kadınlara cadı yaftası gelince, kadınlar bira yapmayı bırakmış ve erkekler bu işte egemen olmaya başlamış.
”Bira bugün erkek işi gibi görünse de aslında eskiden kadınların ev işiydi.”
Ev biracıları genelde kendi içtikleri ticari biraların şişelerini biriktirirler, onları temizleyip aynı şişeleri kullanırlar. Ama isteyenler sitelerde şişeyi direkt hazır halde de alabilir. Kapak da aynı şekilde satılıyor.
Biraların çok farklı çeşitleri var. Aroması ve otu çok fazla olanlar var. Siyah biralar var. Mesela kahve, kakao çikolata lezzetleri alabileceğiniz buğday biraları var. Karanfil muz notaları, limon aromaları, turunç tatları, şeftaliden kavuna kadar bu lezzetleri alabileceğiniz bira çeşitleri var. Ev biracılığının en iyi yanı bu, denemek istediğiniz tarzda bira yapabiliyorsunuz.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
