Haberler

Bir Semtin Hafızası, Bir Babanın Vasiyeti: Balat Aile Kileri

Balat’ın o meşhur Arnavut kaldırımlı sokaklarında, zamanın ruhuna meydan okuyan bir dükkan var: Balat Aile Kileri. Burası sadece raflarında nostaljik oyuncakların ve pazar çantalarının dizildiği bir bakkal değil; 65 yıldır süregelen bir “güler yüz” ekolünün kalesi. Hikaye, yıllar önce işçi çalıştırmaktan yorulan ve “Allah’ım bana işçisiz bir iş nasip et” diye dua eden Hüseyin Türk Yılmaz’ın samimiyetiyle başlıyor. Bugün ise bayrağı, babasının “İş yerinde iki arkadaşız” dediği kızı Necip Hanım devralmış durumda.

“Babam bize vasiyet etti; ‘Güler yüzlü, tatlı dilli olacaksınız. Hiçbir zaman asık suratlı durmayacaksınız’ derdi.”

Burası nasıl kuruldu?

Babam İstanbul’a ilk geldiğinde Beşiktaş’ta çalışmaya başlamış. Patronla bir işçi arasında gerginlik oluyor ve babam buna çok üzülüyor. Babam da ‘’Allah’ım bana işçisiz bir iş nasip et. Ben kendi kendime çalışayım.’’ diyor. Sonrasında eşine dostuna soruyor ve burada bir dükkan açıyor. Balat Aile Kileri açılıyor ve babam burada çok seviliyor. Çok güler yüzlü bir adamdı, insanlarla diyaloğu çok güzeldi. Babamın yanında sürekli güleceksiniz, bir sıkıntınız varsa babam onu hisseder, bir çay içelim der ve konuşturup insanları güldürürdü. Hiç kimseyi buradan çay içmeden göndermezdi. Bize de vasiyet etti, ‘’Güler yüzlü, tatlı dilli olacaksınız. Hiçbir zaman asık suratlı durmayacaksınız.’’ derdi. Bizde işimizi gücümüzü bırakıp onun yolundan gitmeye çalışıyorum. Bu bakkal 65 yıldır burada. Çocukluğumdan beri babamla çalışıyorum, okuldan çıkıp direkt dükkana gelirdim. İşimi çok severek yapıyorum.  Bana derdi ki, ‘’İş saatinde ben baba değilim, sen kız değilsin. Biz burada iki arkadaşız. Sen bana kızabilirsin, ben sana kızabilirim. Ama buranın dışında baba kızız.’’ derdi. 

Eskiden bu sokaktan 10 kişi geçse, ben dokuzunun nereye gittiğini bilirdim. 


Balat’ta yaşamak hakkında ne düşünüyorsunuz?

48 senedir buradayım. Burada doğup büyüdüm. Çocukluğum ve gençliğim bu dükkanda geçti. Eskiden daha çok muhabbet ve samimiyet vardı. Ama şimdi Balat’ın çevresi çok güzelleşti ama insanlar yabancılaştı. Kimseyle fazla muhabbet edemiyorsunuz mesela. Para ikinci plandaydı, biz herkese her şeyi verirdik mesela. Gönül vardı, hatır vardı, güven vardı. Eskiden bu sokaktan 10 kişi geçse, ben dokuzunun nereye gittiğini bilirdim. O zamanlar biz Balat’ta oturuyoruz dediğimiz zaman burun kıvırırlardı, şimdi işyerimiz Balat’ta deyince ‘’Aa çok güzel.’’ diyorlar. 

Balat’ın dönüşümü ne zaman oldu?

Balat’ın dönüşüm hikayesi UNESCO ile başladı. O bakımsız evleri tamir etmek için süreç başladı. Sonra burada diziler çekilmeye başlandı. Sosyal medya gerçekten Balat’ı aldı götürdü. Yıkık dökük evler vardı, kimse bakmıyordu, viraneydi buralar. Şimdi güzel çalışmalarla çok güzel bir yere dönüştü.

Bakkalcılık sektörüne ilgi var mı?

Eskisi gibi bakkallara rağbet yok. Kimse gelip bakkaldan bir şey almıyor. Babam, ‘’Kızım zaman bize uymayacak, biz zamana uyacağız.’’ derdi. Biz de bu söz üzerine hafif değişimler yapmaya çalışıyoruz. Ne gerekiyorsa onu satıyoruz. Gıdanın dışında züccaciye, hediyelik eşyalar koyduk. Marketler ve AVM’ler bizi bitirdi malesef. Ben burada herkesin Necip ablasıyım. Çok fazla iş olmasa da, babam dükkanını çok sevdiği için onun anısına kapatmadık dükkanımızı. Yoksa gerçekten ticaret yapıp para kazanmıyoruz.

Hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Babamız bize ‘’Dükkandan hiç kimseyi boş çevirmeyeceksiniz, kim ne isterse vereceksiniz, yazacaksınız.’’ derdi. Bizim kara kaplı bir veresiye defterimiz var. Geçenlerde güzel giyimli insanlar geldi, ‘’Sizin veresiye defteriniz var mı? O defteri toplayın, biz hepsinin borcunu ödeyeceğiz.’’ dediler. Ben inanamadım, kamera şakası falan zannettim. Sonra hesapları topladım ve hepsini söyledim. Bütün paranın hepsini ödediler, defteri alıp gittiler. Ben iki gün sevinçten ağladım. Bizim bir müşterimiz var, kızı çok hastaydı. ‘’Necip abla ben bir şeyler alacağım, kızım hasta olduğu için hemen ödeyemeyeceğim.’’ dedi. Ben de tamam diyerek yazdım. Bir sürü borcu oldu tabi. O borçlar ödendikten sonra tekrar geldi, ‘’Necip abla ben borcumu ödeyemedim ama bir şeyler daha almak istiyorum, verir misin?’’ dedi. ‘’Ne oldu biliyor musun, iyi insanlar geldiler veresiye defterimizi aldılar, senin de borcunu ödediler. Hiç borcun kalmadı.’’ dedim. O ağladı, ben ağladım. Bu anı hiç unutamıyorum. O kadar sevindi ve dua etti ki, her anlattığımda duygulanıyorum.

”Bizim için insanlara o eski anları yaşatmak önemli. Kuşaklar değişse de babamın ismi buradan silinmez.”


Hangi ürünlere yer veriyorsunuz?

Biz artık züccaciye ve mutfak eşyalarına ağırlık verdik, çünkü etrafta gerçekten çok pahalı satıyorlar. Ben bir tane çay bardağı, bir tane çay kaşığı satıyorum, nereden alabilirsiniz bir tane çay kaşığını? Altılı bardak takımını ‘’Bir tane alsam olur mu?’’ diyorlar, ‘’Tabii hemen alabilirsin.’’ diyorum, kiminden para bile almıyorum. Takım bozulursa bozulsun, senin gönlün olsun yeter ki sen sevin. Para ikinci plandadır bizde. Burada nostaljik oyuncaklara ve ürünlere yer veriyoruz. Gaz lambası, pazar çantası gibi şeyler satınca, insanlar da merak edip, eskiyi özleyip alıyorlar. Bizim için insanlara o eski anları yaşatmak çok önemli. Kuşaklar değişse de, babam Hüseyin Türk Yılmaz’ın ismi silinmez buradan. Hüseyin bakkal herkesin aklına gelir. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir