Biri restorasyon ve arkeoloji kökenli deneyimli bir profesyonel, diğeri üretim tesisinde yetişmiş genç bir girişimci… Burcu Egeaka ve Ceyda Sanisoğlu, aralarındaki 15 yaş farkı bir avantaja dönüştürerek “yapılamaz” denileni başardılar. Ustasız kaldıkları gün mutfağa girip kolları sıvayan, klasik tatların dışına çıkarak acı biberli makaronlarla fark yaratan bu iki kadın, bugün günde 25.000 adet üretim yaparak dünyaya açılıyor. BEC’S, sadece bir makaron markası değil; önyargılara karşı pes etmeyen bir dayanışmanın hikayesi.
“Pazartesi üretime girdik; ilk yaptığımız güzel olmadı ama ikincisinde çok güzel ürün çıkardık. ”
Bu işe nasıl başladınız?
Burcu Egeaka, İstanbul doğumluyum ve 40 yaşındayım. Lise eğitiminden sonra restorasyon eğitimi ve arkeoloji eğitimi aldım. Devamında işletme okumaya karar verdim. Uzun bir süre Ayasofya Müzesi’nde çalıştıktan sonra, sigorta şirketlerinde çalıştım. Ardından gıdada olmak istediğimi gördüm. Dünya mutfağında ithalat yapan bir firmada gıda satmaya başladım ve 5 sene orada çalıştım. Sonra şirket dünya mutfağı ve pastacılık kısmını ayırmaya karar verdi. Pastacılık alanında göreve talip oldum ve Avrupa Yakasında bütün pastane zincir üreticilerle iletişime geçerek bir hikayeye başladım. Sonrasında ayrılma durumumuz oldu, bir işletmede toptan hizmet vermek istiyorlardı. ‘’Makaron satabilir misiniz?’’ dediler. Başladığım gün mal yok, ürün yok, sadece bir ustamız, ustanın yardımcısı ve ben vardım.
Fındıklı, vanilyalı makaronlar dururken, herkes acı biberli ve tabascolu makaronları denemek istedi. Çünkü merak duygusu ön plana çıkıyor.
Kırılma noktanızı anlatır mısınız?
Ben bu projeyi geliştireceğimi biliyordum, ilk hedefim kahve zincirleriyle görüşmek oldu. Dönüm noktası da bu oldu diyebilirim. Bir kahve zincirinin kapısını çaldık ve ‘’Bu ürün bize gelmez.’’ dedi. Dedim ‘’Bir deneseniz olmaz mı?’’ Sonrasında başladı denemeye ve yaklaşık 15 ürün denedi. Kendisi ürünü menüye koydu.



Ben Ceyda Sanisoğlu, Meslek lisesi çıkışlıyım. Orada da halkla ilişkiler okudum. Sonra üniversitede de aynı bölümü tercih ettim ve okurken pandemi patladı ve uzaktan öğretim görmeye başladım. Evde oturmak yerine babamın üretim tesisine gitmeye karar verdim. Babam 33 ülkeye ihracat yapan, Türkiye’nin en büyük şeker hamuru üreticisi. Orada depoculuk yapmaya başladım. 2020 yılında bir e-ticaret sitesi kurdum, silikon kalıp, gıda boyası satarım diye işe girdim ama iş benim düşünmediğim kadar hızlı büyüdü. 7 yılın sonunda ‘’Makaroncu kız’’ dediler piyasada bana. Bir abimizle ortak bir işe girdik, ben konfor alanından bu kadar hızlı çıkabileceğimi düşünmüyordum.
BEC’S nasıl doğdu?
Bu isim, Burcu Egeaka ve Ceyda Sanisoğlu’ndan geliyor. Dışarıdan iki ortak gibi görünebilir, aramızda 15 yaş fark var ama biz ikimiz masaya oturduğumuzda ve bunu yapacağız dediğimizde ikimizde geride durmayı ve ileri basmayı biliyoruz. Pes etme noktasına hiç gelmedik.
Ortaklık yapmayı seviyor musunuz?
Bir gün usta gitti, ‘’Abla ne yapacağız?’’ dedim. Biz makaron dökmeyi bilmiyoruz ama o ‘’Biz yapacağız.’’ dedi. Onun cesareti ve benim mantıklı davranışlarım sayesinde bugüne geldik. Yola çıktığımızda makaronun o kadar kolay bir şey olmadığını gördük. Biz ustamızla yolumuzu ayırdığımızda aslında makaron nasıl yapılır bilmiyorduk. Pazartesi dükkanı açtığımızda Ceyda ile üretime girdik. Çilekli makaron döküyoruz ve her yer çilekli oldu. İlk yaptığımız güzel olmadı ama ikincisinde çok güzel ürün çıkardık. Artık zor durumda kaldığımızda bunu dökmeyi biliyorduk, dönüm noktamız da bu oldu.
Sonrasında içeriden şöyle bir karar aldık. İşi hiç bilmeyen 3 kızımıza iş öğreteceğiz dedik. Hindistan cevizi, vanilya, çikolata ve çilek bunlar çok tercih ediliyordu ama biz olmayan çeşitleri ön plana çıkardık. Tuzlu karamelli, acı biberli tuzlu makaron yapmaya başladık.
Sizi ön plana çıkaran özellik nedir?
Biz kaliteli malzeme kullanıyoruz, hitap ettiğimiz kitle hep yemeğe daha lükse düşkün olan kitle aslında. Bir fuara hazırlanırken acı biberli makaron yaptık, ilk seri bitti yetiştiremedik. Çünkü merak duygusu burada ön plana çıkıyor. O fuarda fındıklı, vanilyalı makaronlar dururken, herkes acı biberli ve tabascolu makaronları denemek istedi.
”Bana ‘Senin evin yok mu, eşin sana nasıl müsaade ediyor?’ diyorlardı. ”
Farklı şubeleriniz var mı?
Biz seri üretim yapan bir dükkanız ve toptan satış yapıyoruz. İstanbul, Bursa, Bodrum, Antalya, İzmir, Ankara ve Konya’da bayilerimiz var. Biz bayilerimize paletli ürün gönderiyoruz ve koliler restoran veya otellere taşınıyor. Şuan günlük üretimimiz 25.000 adet ve 3 ülkeyle çalışıyoruz.
Bu işi yaparken hangi zorluklarla karşılaştınız?
Yani çok enteresan şeylerle karşılaştık. Bana mesela ‘’Senin evin yok mu, sen nasıl annesin, eşin sana nasıl müsaade ediyor?’’ diyorlardı. Evinde otursana tarzında çok yorumla karşılaştım. Kötülük görmediğim insanlara ilk sunumlarımı yaptığımda bana ‘’Olmamış, gene yapamamışsın.’’ diyorlardı. Ama kimse arka planda nasıl yapıyorsun, personel maaşını nasıl ödüyorsun veya nasıl destek olabilirim gibi sorular sormuyor.
Bu bir gelişim yolculuğu ve pes etmemek önemli. Benim yol arkadaşım, pes etmek üzere olduğum çoğu noktada bana bir el uzattı, onun pes edeceği noktada ben ona el uzattım.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
