Haberler

Türkiye’nin İlk Hint Restoranı: İstanbul’da Bir Hint Esintisi

Hindistan’ın baharat kokulu sokaklarından İstanbul’un kalbine uzanan, tekstille başlayıp gastronomiyle taçlanan sıra dışı bir ortaklık hikayesi bu. Bir yanda çocukluğunda Atatürk hikayeleriyle büyüyen ve Türkiye ile gönül bağı kuran Murat İmran, diğer yanda 30 yıllık tekstil tecrübesini dünya mutfağıyla birleştirmek isterken yolu Hint mutfağıyla kesişen Tayfun Erdilek. 1990’dan bugüne Türkiye’de Hint mutfağının öncülüğünü yapan bu ikili, sadece yemek değil, bir yaşam felsefesi sunuyor. Beşiktaş’tan Ataşehir’e uzanan, sabırla pişen sosların ve şifalı baharatların başrolde olduğu bu serüvende; kültürlerin benzerliğini, Hint mutfağının sağlığa etkilerini ve “Karamurat” isminin arkasındaki sempatik hikayeyi keşfedeceksiniz.

“Benim Türkiye ile ilgili sanki doğuştan gelen bir bağım vardı.”

Bu işe başlamaya nasıl karar verdiniz?

Adım Murat İmran. Doğum yerimiz Hindistan. Ben müslüman aileden geliyorum. Bizim kültür, sizin kültürden çok farklı değil. Yaşam tarzı, giyinme şekli konusunda farklılıklar var. Hindistan’da kadınlar sari diye elbise giyerken, Türkiye’de gömlek pantolon giyiliyor. Beslenme konusunda Hindistan’da daha doğal şeyler yeniliyor. Daha çok vejetaryen besinler oluyor ve baharat çok kullanılıyor. 

Hint mutfağını hiç bilmiyordum, ilk etapta herkes bana karşı çıktı. 


Ben küçükken derslerde Türkiye ile ilgili şeyler görüyordum, Atatürk ile ilgili hikayeler okuyordum. Bizim orada Atatürk’le ilgili okul var ve o okuldan mezun olanlar Türkiye’ye getiriliyor. Benim Türkiye ile ilgili sanki bir bağım vardı. Sonrasında Türkiye’ye geldim ve burada hiç Hint restoranı yoktu. Hint kültürü baya bir geniş ve bütün dünyada var, neden Türkiye’de yok diye düşünerek bir program yaptık. Hint restoranı açmaya karar verdik. Benim tekstil alanında da işlerim vardı, ikisini birlikte devam ettirdik. 1990’dan beri ilk Hint restoranını açmış olduk. Uzun yıllar olduğu için bölge değiştirdik. Etiler, Nişantaşı, Maçka gibi yerlerde çalıştık. Bina satılınca ben iş yeri arıyordum, Tayfun Bey’le tanıştım. 

Ben Tayfun Erdilek. Esas işim tekstil. 30 sene tekstilde çalıştıktan sonra dünya mutfağı olarak Beşiktaş’ta bir restoran açtım. Ama bilmediğim bir sektör olduğu için istediğim gibi gitmedi. Sonrasında Murat Bey ile tanıştım. 1 saat görüşmeden sonra Murat Bey’le bu işi yapacağıma karar verdim. İlk etapta herkes bana karşı çıktı. Hint mutfağını hiç bilmiyordum çünkü. Murat Bey 3 aylığına Hindistan’a gitti, sonrasında geri gelince başladık. İlk etapta dünya mutfağı ve Hint mutfağını birlikte götürdük. Sonradan talebe göre Hint mutfağına dönmemiz gerektiğine karar verdik. 15 yıldır Beşiktaş’taki ana merkezde başladık, 8 sene önce de Ataşehir’de bir şube açtık. 

İsminizin hikayesi nedir?

Ben yaklaşık 43 ülke gezdim ve Türkiye bana cennet gibi geldi. Gezmek benim için bir hobi zaten çocukluğumdan beri. Tatillerde hep yurt dışında gezerdim. Ben yeni Türkçe öğrenmeye başladığımda dizilerde filmlerde Karamurat ismi geçiyordu. O yüzden Murat ismine karar verdim. 

Hangi lezzetleri sunuyorsunuz?

Hint mutfağı dünyanın en sağlıklı mutfaklarından biridir, baharatlarından dolayı. Çünkü baharatlar sağlık açısından çok faydalı ve alternatif tıpta kullanılıyor. Her yemekte 15 çeşit baharat kullanıyoruz ve bunlar sağlık için çok tararlı. Bu baharatlı yemekler hem genç tutuyor, hem de hastalıklardan koruyor. Eti, sosun içinde 6-7 saat marine ediyoruz, ondan sonra ızgarada pişiriyoruz. Tereyağlı tavuk en popüler yemeklerimizden biri. Safranlı pilav, jilebi gibi Hint mutfağının en sevilen lezzetlerini sunuyoruz. Bizde hazır hiçbir şey yok, o an pişiyor yemekler. Bu yüzden bekleme süremiz biraz uzun olabiliyor. 

Hintliler de en çok şaşırdığınız şey nedir?

Hintliler çok enteresan. Türkiye’ye geliyorlar ve Hint restoranı arıyorlar direkt. Biz mesela başka bir ülkeye gittiğimizde oranın mutfağını denemek isteriz ama onlarda öyle bir şey yok. Direkt kendi mutfağından yemek istiyor. O konuda çok katılar.

”Hint mutfağı dünyanın en sağlıklı mutfaklarından biridir. ”


Türk mutfağı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk mutfağı, zengin bir mutfaktır. Ama benim en çok hoşuma giden, zeytinyağlı yemekler. Fırsat buldukça onları yemeye çalışıyoruz. 

Gelecek hayaliniz nedir?

Türkiye’de çok sorun yaşanıyor, ekonomi yüzünden umutsuz olmak istemiyorum. Birkaç şube açma hayalim vardı, belki yurt dışına da bir şube açarız. Çünkü Avrupa’da da çok güzel Hint restoranları var ve biz de kendi şubemizi bir gün oraya taşıyabiliriz. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir