Manisa’nın bereketli topraklarından İzmir’in hareketli sokaklarına uzanan bir yaşam öyküsü Saniye Anne’ninki… 80 yıllık ömrüne tarladaki çapadan zorlu hayat mücadelelerine kadar pek çok anı sığdıran Saniye Anne, şimdilerde mutfağındaki samimiyeti YouTube ekranlarına taşıyor. Oğlunun rahatsızlığıyla başlayan dijital serüvende, kısa sürede gençlerin “Seni izleyerek öğrendik” dediği bir ilham kaynağına dönüşen Saniye Anne; süslenip püslenmeden, olduğu gibi, en doğal haliyle bizleri sofrasına buyur ediyor. Gece yarısı börek açacak kadar büyük bir tutkuyla mutfağa bağlı olan bu koca çınarın, hüzünle başlayıp başarıyla devam eden hikayesine konuk oluyoruz.
“Çekim olmasın, ben yine çekim varmış gibi yaparım; alışmışım.”
Kendinizden bahseder misiniz?
Ben Saniye, Manisa doğumluyum. Birinci sınıfı bitirdim ama okumuyordum, okuldan kaçıyordum. Babamlar beni başka okula verdi, ben gene kaçtım, okumadım. En son babam beni okutmadı, okuldan aldı. Babamın durumu iyiydi, 150 dönüm yeri vardı. Tarlada çapa yapardık, ekerdik, dikerdik, hayvanlarımız vardı. Köy hayatında yorulmak nedir bilmezdim ben, ondan sonra evlenince şehir hayatına gittim.
Çekim yaparken süslenip püslenmem, günlük elbisem ne varsa onu giyerim.
İlk evliliğim köyde geçti, garibandık, çok aç kaldık. O zorluğu gördükten sonra babamın yanına geri döndüm. Daha sonra abim beni yeniden evlendirdi ve İzmir’e taşındık. Çok iyi akıllı bir eşim vardı. Eşim öldüğünde oğlum Alanya’daydı, kanser olmuş ayağını kesmek zorunda kaldılar.



Youtube’a içerik çekme fikri nasıl ortaya çıktı?
Oğlum çalışamadığı için, bana sana video çekelim Youtube’da paylaşalım dedi. Sonrasında ufak ufak yemek videoları çekmeye başladık. Ben konuşmayı beceremem dedim ama beni gördükçe herkes sevdi ve izlenmeler arttı. Bu benim de hoşuma gitti. Youtube giderek iyileşti, her geçen gün daha iyyi videolar çekiyoruz. 80 yaşındayım, zevkle yapıyorum yemekleri. Özellikle gençler izliyor, hep ‘’Seni izleye izleye yaptık yemeklerimizi.’’ diyorlar.
Beğenmediğiniz videolar oluyor mu?
Oluyor tabi, acemilik işte kızıyorum kendime niye böyle konuşmuşum diye. Çekim yaparken süslenip püslenmem, günlük elbisem ne varsa onu giyerim, temiz olsun yeter. Ben temizliği severim, üstüm başım temiz olsun.
Dizi ve reklam teklifleri geldi mi?
Bir yerden geldi ben kabul etmedim. Gençlik programı mı neydi, ‘’Ben bunun adını söyleyemiyorum.’’ dedim kabul etmedim. Reklam teklifleri geliyor bazen ama pek önemsemiyorum. Böyle daha rahatım.
Canlı yayın yapıyor musunuz?
Ben canlı yayınları çok seviyorum. Takipçilerim benimle konuşmak istiyor, ben de canım sıkıldığında canlı yayın yapıyorum. Muhabbete dalıyoruz birlikte. Onlar beni özlüyor, ben de onları özleyip seviyorum.
”Özellikle gençler izliyor, hep ‘Seni izleye izleye yaptık yemeklerimizi’ diyorlar.”
Yemek yapmayı seviyor musunuz?
Ben küçüklüğümden beri yemek yapmayı severdim. Bu bende hastalık oldu artık, yemek yapmadan duramıyorum. Gecenin 2’sinde kalkıp börek açtığım oluyor. Kafamda sürekli ‘’Ne yemek yapsam, bunun yanına ne gider?’’ diye düşünüp duruyorum. Çekim olmasın, ben yine çekim varmış gibi yaparım, alışmışım. Tavuklarıma bile kendim yemek yapıyorum.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
