Haberler

Moda’da Bir Karadeniz Sofrası: Çay Tarlası’nın Emekle Yoğrulan Hikâyesi

Moda’nın kalbinde, tereyağı kokusuyla Karadeniz rüzgarları estiren bir hikâye bu. Oğuz Koyuncu’nun 13 yaşında tamirhanede başlayan çalışma hayatı, bugün ailesiyle birlikte işlettiği samimi bir kahvaltı durağına dönüşmüş. “Çay Tarlası”, sadece bir işletme değil; bir babanın çocuğunu okutma gayreti, esnafın dayanışması ve Vedat Milor’un dokunuşuyla büyüyen, dürüstlük üzerine kurulu bir aile sofrası.

“Burayı açtığımızda masam sandalyem bile benim değildi.”

Bu işe nasıl başladınız?

Oğuz Koyuncu, Hopa’da büyüdüm. Ortaokul çağından sonra tamirhanede çalıştım ve ilk paramı 13 yaşında kazandım. Bizim evde hep para biriktirilir ve aileye teslim edilirdi. Herkesin bir sorumluluğu vardır. Bizim çay ocağını açma sebebimiz, çocuğumuzu okutabilmekti. Çayın yanında hanım sıcak kurabiye yapıp ikram ediyordu. Öğle yemeğinde ne yesek diyenlere, Karadeniz’de olduğumuz için mıhlama yapıyoruz falan. ‘’Biz buraya yalnızca çay içmeye geliyorduk, mis gibi tereyağı kokuyor.’’ diyenler oldu. Biz kendimize öğle yemeği veya kahvaltı hazırladığımızda, hiç bilmediğimiz insanlar gelip ekmeğini bandırıyordu. 

İnsanlar para kazanmak için her türlü sahtekarlığı yapıyor.


Burayı açarken zorlandınız mı?

Buradaki esnaf arkadaşlarım bana çok destek oldu. Burayı açtığımızda etrafımızda bir sürü işletme vardı ve benim masam sandalyem bile benim değildi. Ben masa işini küçük taburelerle idare ederim, zamanla alırım diye düşünürken Zafer abim sayesinde dükkan masa ve sandalye ile doldu. 

Vedat Milor’un programına çıkmanız hakkında ne düşünüyorsunuz?

Biz ekonomik anlamda çok zor durumdaydık, malzeme alıp hazırlamak zordu. O sıra Vedat Milor’un kulağına gitti, o zamanlar program yapıyordu. Geldi bizi çekip gitti, sonrasında kuyruk oluştu. Vedat abinin çekimiyle birlikte işlerimiz büyüdü. Bugün eşim ve çocuklarımla birlikte Moda’da kahvaltıya devam ediyoruz. 11 senedir kahvaltı salonu olarak hizmet veriyoruz. 

Menüde hangi lezzetler var?

Burada Karadeniz çayı demliyoruz. Şu an tek şubeyiz ama ileride çocuklar şube açmak isterse ilerleyeceğiz. Laz böreği yapıyoruz. Menemen ve mıhlama var. Çok fazla çeşidimiz yok ama peynir ve tereyağımız Karadeniz’den geliyor. İnsanlar para kazanmak için her türlü sahtekarlığı yapıyor. Biz öyle bir şeye ihtiyacımız olmadığı için, iş olarak yapıyoruz. 

Kullandığınız ürünler Karadeniz’den mi geliyor?

Yemeklerde Karadeniz tereyağı kullanıyoruz. Kaliteli olduğunu erimeye başladığında ortaya çıkan kokudan hissedebilirsiniz. Bu tamamen organik köy tereyağıdır. Mıhlamada her zaman bakır tava tercih edilir. İçinde kolot peyniri kullanıyoruz. Bu yöresel peyniri aynı zamanda menemende de kullanıyoruz. Bu dükkanda kesinlikle margarin kullanmıyoruz. Mısır unumuz, Rize’nin bir köyünden geliyor. 

”Ekonomik anlamda çok zor durumdaydık, malzeme almakta bile zorlanıyorduk. Vedat abi geldi, bizi çekip gitti ve sonrasında kapıda kuyruklar oluştu.”


Türk çayı kaliteli mi?

Türkiye’nin çayı en hijyenik çaydır. Hangi fabrika olursa olsun, en güzel çayı yapıyorlar. Çünkü gıda boyası kullanılmıyor. Karadeniz’de her şey organik, gübre dışında herhangi bir zirai ilaç kullanılmıyor. O yüzden çay, rahatlıkla içilebilecek bir içecektir. Beyaz çay, en pahalı olan çaydır. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir