Haberler

Kuyumculuktan Köz Başına: Közde İçli Köftenin Mucidi Fatih Cavlak

Hayatını “zoru sevmek” üzerine kuran Fatih Cavlak, kuyumculuktan gastronomiye uzanan sıra dışı hikayesiyle Adana lezzet kültürüne yepyeni bir soluk getiriyor. 36 yaşında sıfırdan çıraklığa başlayarak lavabo temizlemekten çekinmeyen Cavlak, bugün 18 yıldır istikrarla işlettiği mekanında imza lezzeti olan “közde içli köfte” ile misafirlerini ağırlıyor. Disiplini, hataya yer vermeyen iş ahlakı ve geleneksel Arap mutfağını yenilikçi bir dokunuşla köz ateşiyle buluşturan Fatih Usta ile hayata bakışını, kebapta acı ezberini bozan tercihlerini ve bir tesadüfle doğan o meşhur lezzet keşfini konuştuk.

“36 yaşında mutfağa girdim, yerleri süpürerek sıfırdan çıraklık yaptım.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Fatih Cavlak, Adana doğumluyum. 1968 doğumluyum. Takdir alacağım yerde teşekkür aldım diye okulu bıraktım. Gurur meselesi yaptım ve çantayı bile orada bırakıp kapıdan çıktım. Babam beni tornacının yanına verdi, beni yıldırıp da okula geri döneyim diye çok uğraştılar. Ama bir hata yaptığımda ben kendimi cezalandırıyorum. Hata yapmayı sevmiyorum, affetmem kolay kolay.

Aslında hiçbir kebap acılı olmaz; acı, bekledikçe etin dokusunu çürütmeye başlar.


Tornacılık işini benimseyemedim ve arkadaşlarıma özenip kuyumculuk sektörüne girdim. Kısa dönemde işi öğrenip yaklaşık 20 yıl kuyumculuk işini yaptım. Kendi dükkanımı açmıştım ve işim iyiydi. Altınlarımı kaptırınca dükkanı kapatmak zorunda kaldık. Belki insanlara fazla güvenmişimdir, iyi ki de kaptırmışım altınları, kimin dost kimin düşman olduğunu gördük. Düne bakarsam yarınımı göremem diye düşündüm hep. 

Bu işe nasıl başladınız?

Zoru çok seven bir insanım. Kuyumculuğu bırakıp lokanta sektörüne girdim. İşe yerleri süpürmekten başladım, lavaboları temizledin. Sıfırdan çıraklık geçirdim 36 yaşında, yer açacak duruma geldim. Metin Ustam vardı, ondan eğitim gördüm ve bu işi ondan öğrendim. Ondan sonra burayı açtım ve 18 yıl oldu burayı açalı. 

Bu işi seviyor musunuz?

Keşke lokanta işine girmeseydim dediğim oluyor. Çünkü sabah 9’da geliyorsun, gece 12’de gidiyorsun. Ben gece 12’den sonra nereyi gezeceğim ki? Özgürlüğümü yitirdim burada. İşimi çok seviyorum, yoksa başka türlü bu sektöre katlanamazdım. Ben her gün bir parçada olsa et yiyorum, et yemediğim zaman o gün hiç yemek yememişim diye düşünüyorum. 

Kebap acılı mı olur, acısız mı?

Ben baharatları ete yakıştırmıyorum. Normalde kebaplarımız acısız ama acı isteyen olunca biraz koyuyoruz. Hiçbir kebap acılı olmaz aslında. Acılı hazırlanan kebap 1 saat beklediği zaman, o acı kebabın etini çürütmeye başlar. 

”İçli köfteyi şişe takıp közde pişirme fikri bir anda geldi.”


Közde içli köfte fikrini nasıl buldunuz?

Ben közde içli köftenin mucidiyim. Bizim Arao kültüründe köfte çok meşhurdur. Hep haşlama yiyoruz. Ben bu köftenin hangi versiyonunu yapabilirim diye düşündüm. Sonra eti pişirirken birden içli köfteyi de şişe takma fikri geldi aklıma. Ondan sonra közde içli köftenin tadına bakınca ‘’İki tane yiyeceğimize bu şekilde 4-5 tane yiyebiliriz.’’ diye düşündüm. Annem sarımsaklı sos yapardı, üzerine o sostan yaptım ve tekrar denedim, çok lezzetli oldu. Şu anda çok tutulan bir ürün oldu, bunun lezzeti çok farklı ve çok seviliyor.


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir