İstanbul’un en köklü lezzet duraklarından biri olan Tarihi Merkezefendi Köftecisi, sadece bir restoran değil, bir “evlat sadakati” hikayesi. Bayrağı babasından devralan Bülent İlçi, henüz çocuk yaştayken tahta kasaların üzerine çıkarak öğrendiği köfte yoğurma sanatını bugün ustalıkla icra ediyor. Okul sıraları yerine babasının tezgahını tercih eden İlçi için esnaflık, kapıdan giren her misafirin önünde “Allah’ın gönderdiği rızka hürmeten” eğilmek demek.
“Babam tezgahın üzerine kıymayı koyar, ilk o yoğururdu. Sonra beni tahta kasanın üzerine çıkarıp işi öğretirdi.”
Kendinizden bahseder misiniz?
Adım Bülent İlçi. Tarihi Merkezefendi Köftecisi’nin sahibiyim. İkinci kuşak babadan oğula devraldım. 45 yaşındayım ve doğma büyüme İstanbulluyum. Ama aslen Malatyalıyım. Ben burada bahçeli bir gecekonduda büyüdüm. 13 yaşlarındayken dedem geldi yanımıza. Ben ilkokul mezunuyum. Okumaya karşı bir insan değilim ama hiç hevesim yoktu. Babamın dizinin dibinde dolaşmak bana çok zevk veriyordum. Diplomamı aldıktan sonra direkt babamın yanına başladım. Hem garsonluk yapıyordum, hem bulaşık yıkıyordum.
Kapıdan içeri giren müşterinin önünde eğiliyorum.
Babam tezgahın üzerine kıymayı koyardı, ilk o yoğururdu. Sonra beni beni tahta kasanın üzerine çıkarıp öğretirdi. Saatlerce bana yoğurmayı gösterirdi, nelerin konulacağını öğretirdi. Askerden geldikten sonra babam hastalanmaya başladı ve işi ele alma vazifesi bana düştü. Babam iyice hastalanınca ‘’Lütfen artık dur ve dinlen. Gel benim başımda dur.’’ dedim. Kapıdan içeri giren müşterinin önünde eğiliyorum. Aslında Allah’ın bana göndermiş olduğu rızka eğiliyorum. Bu kişinin mertebesi önemli değil, ben saygımdan eğiliyorum.



İsminizi kullanan oluyor mu?
Türkiye genelinde tarihi Merkezefendi tabelaları çok var ama bu ismi ben kazandım, kanunlar bana verdi. Türkiye’de tek bir Merkezefendi Köftecisi var, o da benim. Sabah 7’de dükkanda olurum ve ilk baktığım yer köfte ocağıdır. Bana hep soruyorlar ‘’Ocağın üzerine niye kül döküyorsunuz?’’ diye. Bunun sebebi ocak yandıktan sonra kül ateşin hızla yanmasını etkiler. Ocak bekler ve sürekli yanıp sönmemesini sağlıyor.
Menüde hangi lezzetler var?
Ben günlük 400 kilo köfte satıyorum. Aylık 15 tonu buluyor. Tabi bunu çiğ olarak gelip alanlar da oluyor. Talep arttıkça hamburger ustası aldım, kasap bölümü yaptım. Buraya gelip oturan müşteriler, aynı zamanda kasabımızdan da alışveriş yapıyorlar. Babam cuma günlerine özel kuzu fırın yapardı, bu da bizde gelenek oldu ve çok tutuldu. Hala her cuma kuzu fırın yapıyoruz. Kuzu fırın için telefonlar susmuyor. Telefondan gelen siparişlerden, tenceredeki kuzu fırın anında bitiyor.
”Babam cuma günlerine özel kuzu fırın yapardı, bu da bizde gelenek oldu ve çok tutuldu.”
Franchising vermeyi düşünüyor musunuz?
Franchising vermek istemiyorum açıkçası büyümeye karşı değilim ama kendim yapmak isterim. 3-4 şube zor değil, bu size bir tecrübe kazandırıyor. Ben gelen zorluklara sıkılmıyor, gülümsüyorum. Onları nasıl çözebilirim diye plan yapıp üzerine gidiyorum.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
