Haberler

20 Yıllık Anneliğin Ardından Modern Bir Japon Restoranı: Sakagura

New York’un hareketli mutfaklarında başlayan bir aşk hikayesi, Bishu Kimori Tarku’yu 26 yıl önce hiç bilmediği bir coğrafyaya, Türkiye’ye taşır. “Esasında boşanmak için gelmiştim ama bir baktım 20 sene geçmiş,” diyen Tarku, bugün eşiyle birlikte açtığı Sakagura’da Japon mutfağının en rafine örneklerini sunuyor. Uzun yıllar süren annelik döneminden sonra mutfağa ve işletmeciliğe geri dönen Bishu Hanım ile Türkiye’deki ilk günlerini, Türk ve Japon kültürleri arasındaki şaşırtıcı benzerlikleri ve Sakagura’nın modern mutfak anlayışını konuştuk.

“Türk kültürü ve Japon kültürü birbirine çok benziyor.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Bishu Kimori Tarku. 26 seneden beri buradayım. Eşim Türk. 30 sene önce masterchef yapıyorduk New York’ta, orada tanıştık. Türkiye hakkında benim bilgim sıfırdı. Ben bir yerde çalışıyordum ve Hırvatistan’a göndereceklerdi. O yüzden apar topar evlendik. Esasında ben boşanmak için gelmiştim Türkiye’ye ama yavaş yavaş alışmaya başladım. 

Sushi için ‘ya çok seversin ya da nefret edersin’ derler.


Burada çok iyi insanlarla karşılaştım ve gidemedim, bir baktım 20 sene geçmiş. Eşim o zaman çok meşgul bir insandı, senenin yarısını yurt dışında geçiriyordu. Sonra hamile kaldım ve kendimi çok mutlu hissetmeye başladım. Burada sokakta köpekleri ve kedileri seven insanları görünce çok şaşırdım, çünkü Japonya’da hiç görmemiştim. 

En çok neye şaşırdınız?

Burada mesleğe göre insanın değerine karar veriyorlar. Japonya’da insanın üstünde veya aşağısında insan yok, herkes aynıdır. Ayakkabı boyayan çocukları gördüm, çok üzüşdüm. Benim kayınvalidem çok iyiydi, bana her zaman ‘’Kızım şunu ister misin, bunu ister misin?’’ dedi ve öyle kabul etti. Bana kucak açtılar. Türk kültürü ve Japon kültürü birbirine çok benziyor. Büyüklere karşı hoşgörülü olmak, büyüye saygılı olmak falan benziyor. Türkler daha sıcakkanlı geliyor bana, Kore insanlarına benzetiyorum. Japonlar daha utangaç ve çekingen kalıyor. 

Türk yemeklerini seviyor musunuz?

Geldiğimde hemen çabuk alışamadım. Bütün yemekler domatesten yapılıyor. Mezeler çok güzel. Kokoreç ve işkembe çorbasını seviyorum. Zeytinyağlıları çok seviyorum. Özellikle sarma çok güzel.  

Türk kadınları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türk kadınları bana daha güçlü geliyor. Özellikle eğitim alanlar, kendisini yukarıya hedefleyebiliyor. Türk kadınları kendisinden emin olduğu için yükselebiliyorlar. Japon kadınları biraz daha kurnaz. 

”Burada fark ettiğim en büyük şey, insanların yemeklerini çok hızlı yemesi.”


Burayı açmaya nasıl karar verdiniz?

Ben hamilelikten sonra işimi bıraktım ve anne olarak 20 sene evde kaldım. Sonra eşim 50 yaş krizine girdi ve işi bıraktı. Eşim ‘’Burada restoran açacağım.’’ diyordu. Ben de o sırada restoran işletmeciliği okuyordum, ‘’Japon restoranı istiyorum.’’ dedim. 2021 yılında apar topar açtık burayı. Japon arkadaşlarımız buraya geldiğinde mutlu oluyorlar. Burada müşterilerle çok şey paylaşıyoruz. Burası modern bir Japon restoranı. Sushi için ‘’Ya çok seversin, ya da nefret edersin.’’ diyorlar. Doğru yapılırsa büyük oranda seviliyor. Çiğ balık yemeyenlere modern kızarmış sushi yapıyoruz, vejetaryenler için ayrı bir sushi çeşidimiz var. 

Burada insanlar yemeklerini çok hızlı yiyor. Türk mutfağı sağlıklı ama çok yağ tüketiyorsunuz. Biz yemekleri yavaş yavaş yeriz ki, kan şekeri yavaş yükselsin. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir