Bursa’nın sokaklarında 48 yıldır yankılanan bir emek hikayesi bu… İlkokul hayallerini geride bırakıp hayatın içine atılan Necmettin Beri, namıdiğer Necmi Usta, tostu sadece bir öğün değil, bir icat alanı olarak görüyor. Elmalıdan kahveliye uzanan 16 farklı çeşidiyle alışılmışın dışına çıkan Necmi Usta; seyyar arabasından vazgeçemeyen, “çalışmadan duramam” diyen o eski toprak esnafların son temsilcilerinden. Onun hikayesi, sadece bir mutfak başarısı değil, bir ailenin varlıkta ve yoklukta birbirine nasıl kenetlendiğinin en samimi kanıtı.
“Ailem benim için her şeyden değerli; varlığımda da yokluğumda da yanımda oldular.”
Kendinizden bahseder misiniz?
Adım Necmettin Beri. 1950 yılında doğdum. Doğduğum yer İnegöl, yaşadığım yer Bursa. Fakirlik çeken, yokluğu gören bir ailenin çocuğuyum. 10 kardeştik. İlkokul 2. sınıfta okulu bıraktım. Bir öğretmen veya subay olma hayalim vardı. İlk işe 9 yaşında terzinin yanında girdim. Askerde 5 sene rehberlik yaptım. Askerden geldikten sonra da tostçuluk işine başladım. İyi ki de başlamışım.
Elmalı kaşarlı veya kuru kahveli kaşarlı tost yapıyorum.
İstanbul’a geldim ve bir araba yaptırdım kendime, üzerine de tost makinesi koydum. Sonrasında annem ‘’Sana kız buldum.’’ dedi ve Bursa’ya geri dönmek zorunda kaldım. Ben evlenmekten korkuyordum, çünkü babam ‘’Eğer bakamayacaksan evlilik kolay bir şey değil.’’ diyordu. Eşimi tanıdıktan sonra keşke daha önce evlenseydim dedim, ailem benim için her şeyden değerli. Varlığımda da yokluğumda da yanımda oldu.



Bu işe nasıl başladınız?
Ben 1982 yılında seyyar olarak başlamıştım bu işe, 1990 yılında ise dükkan açtım ve orada çalıştım. 16 çeşit tostum vardı. Ben klasik pastırma, kaşar peyniri, salamlıdan ziyade farklı şeyler denemeyi seviyorum. Elmalı kaşarlı veya kuru kahveli kaşarlı tost gibi farklı lezzetler sunuyorum. ‘’Nasıl aklına geldi?’’ diyorlar, aklımla fikrimle gidiyorum deneyiyorum. Ben beğeniyorsam, müşterilerime denetiyorum.
Dükkanı neden kapattınız?
Çocukların okulları bittikten sonra ben dükkanı boşalttım. O zamanlar öyle güzel para kazanıyordum ki, lokantalarla neredeyse aynı miktarı kazanıyordum. Bana ‘’Sen niye kapatıyorsun?’’ diye soran çok oldu ama yorulmuştum. 8 ay boş durdum, ondan sonra dayanamayıp tekrar bir araba yaptırdım. Ben çalışmadan duramam, 30 yıldır seyyar yapıyorum, 48 senedir bu meslekteyim. Bir işi severek yaptığın zaman onun tadına doyum olmuyor.
”Bir işi severek yaptığın zaman onun tadına doyum olmuyor.”
İşi bırakmayı düşünüyor musunuz?
Ben tostumda kullandığım sucuğu da kendim yapıyorum. Kasap arkadaşım var, eti ben veriyorum, ondan sonra dolumu birlikte yapıyoruz. Her pazar arabamı yıkıyorum, temizlik yapıyorum. Pazartesi ise iş başı yapıyorum. Sabah 7’de dükkanı açıyorum, en geç 3’te benim işim bitmiş oluyor. Ben yoruldum ama beden olarak değil. Oğlum ‘’Baba bırak artık çalışma.’’ diyor, ‘’inşallah bu sene bitireceğim.’’ diyorum. Allah ömür verirse 20 yıl daha yaparım bu işi.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
