Haberler

Şehir Hayatından Doğal Yaşama: Bir Mühendisin “Doğal” Dönüşümü

Gemi dizayn projelerinden kırsalın dinginliğine uzanan bir hayat çizgisi düşünün. Koray Nurtuğ, 35 yaşında radikal bir kararla şehirdeki düzenini geride bırakıp toprağa ve doğaya tutunmayı seçenlerden. Kendi sütünü üreten, arılarına gözü gibi bakan ve “doğal üretim” tutkusunu bir yaşam biçimine dönüştüren Nurtuğ, bugün Kocaeli’nin bereketli arazilerinde, modern dünyanın dayattığı seri üretim kalıplarının dışında bir dünya kuruyor. Onun hikayesi, sadece bir tavuk bakma rehberi değil; aynı zamanda tabağımıza gelenin arkasındaki gerçeği sorgulatan, zanaatkarlığa ve emeğe saygı duruşunda bulunan bir “dönüş” serüveni.

“Marketteki yumurta numaraları aslında bir sistemin dürüstlük testidir.”

Bu işe nasıl başladınız?

Adım Koray Nurtuğ, gemi mühendisiyim. Uzun yıllar boyunca gemi inşaat sektöründe çalıştım. Son 5 yılında hep böyle bir yerin hayaliyle yaşadım. ‘’Ne üretebilirim, ne yapabilirim, ne bakabilirim?’’ diye düşündüm. Ben daha çok gemi dizayn kısmındaydım. Hala da devam ediyorum, dışarıda proje yapmak isteyenler bana ulaşıyor. Benim doğa tutkum küçüklükten beri geliyor. Her fırsatta doğada tatil yapıyordum, artık doğada yaşamam gerektiğini düşünerek buraya geldim. 35 yaşındayken bir çizgi çekip başka bir tarafa adım attım diyelim. İlk yıllarımda çok zarar ettim ama pes etmedim. Hayvan bakmak ve organik üretim yapmak istedim. İki keçi, iki kuzu ve 50 tavuk alıp bakmaya başladım.

Ticari işletmeler kışın yumurta alabilmek için hayvanı aç bırakıp tüy döktürüyor, yaşam ömründen çalıyor.


Köyümüz olmadığı için hep şehirde büyüdüm, yavaş yavaş bunları öğrenerek başladım. İlk başta nasıl bakarım, hastalıkları neler, ne yerler diyerek başladım. Burada kendi sütümüzü ve peynirimizi üretiyoruz. Bir de arılarımız var. İlk başta tavuk işi çok büyüdü, sonra ekolojik olmasından çıkıyor diye küçülttük. Arı işine yoğunlaştık. Kocaeli tarafında güzel araziler var diye tavsiye etmişlerdi, burada hayvan bakıyorlardı, o yüzden kiralamaya karar verdik. 

Tavukları nasıl seçtiniz?

Ben tavukları seviyorum, ama rengarenk köy tavuklarım var. Hep aynı cins, almak yerine ben köy tavuklarını tercih ettim. Her doğan civciv başka renkte doğuyor, o da benim hoşuma gidiyor. İlk hastalandıklarında ne yapacağımı bilememiştim. Antibiyotik kullanmıyoruz, hastalık geldiği zaman doğal yöntemlerle mücadele etmeye çalışıyoruz. Hep aynı ırk devam ettiği zaman hayvanların bağışıklığı gelişiyor. 

Yumurta kodları ne anlama geliyor?

Markete gittiğiniz zaman yumurtaların üzerinde numaralar görüyorsunuz. 0 numara organik yumurta demek, 1 numara gezen tavuk yumurtası, 2 numara kapalı alanda gezen tavuk yumurtası, 3 numara kafesin içinde hayat boyu hapis kalmak zorunda olan tavuğun yumurtası. Kafeste yetişen tavuklar, tamamen kapalı alanların içinde büyüyor ve 25 saatte bir yumurtlamaya zorlanıyor. Türkiye’deki sistem bunları kontrol etmeye yetmediği için, insanlar bahçe yapıp tavuklar geziyormuş gibi yapıyor ve 1 numaralı sertifikayı alıyorlar. En büyük hilede burada çıkıyor. Gezen tavuk yumurtası alıyorsunuz ama gezmeyen bir tavuk yumurtası ile karşılaşıyosunuz. Mutlaka bildiğiniz güvendiğiniz üreticilerden alın. 

Tavuklardan kaç yumurta alıyorsunuz?

Benim gördüğüm yaz döneminde %65 verim oluyor, kış döneminde ise %40 verim oluyor. Daha fazla artıramıyoruz. Biz 4 günde 2 yumurta alabiliyoruz. Güneş ışığında yumurtluyorlar genelde. Baharın güzel gittiği, çok sıcak olmayan dönemlerde her gün yumurtlamaya başlıyorlar. Kışın bazen 3 ay kesiyor tavuklar yumurtlamayı, bu süreçte yumurtalıklarını dinlendiriyorlar. Ama ticari işletmelerde tavukları aç bırakıp tüy dökmesini sağlıyorlar. Sonra bir gün su verip tekrar aç bırakıyorlar falan bu şekilde yumurtalıkların yenilenmesini sağlıyorlar. 15 gün sonra tavuk tekrar yumurtlamaya başlıyor ama tavuğun yaşamından kısmış oluyorsunuz bu şekilde. 

”Tavuk bakmak sanıldığı kadar zor değil; aksine bağışıklığı güçlü, doğal ortamında yaşayan bir hayvanın bakımı çok kolaydır.”


Tavuk bakmak zor mu?

Bence zor bir tarafı yok, bakımı çok kolay ama çok büyük ticaret olayı var. Hastalık riskiniz var, doğal baktığınız zaman bağışıklık sistemi güçlü oluyor, hastalıklara karşı direnç kazanıyorlar. Herkes kendi tavuğunu besleyebilir aslında. 20 metrekarelik bir alan bile yeterli. Bizim sistemimizde tavuk bahçesinde fıskiyeler oluyor, yazın kurak bölüme geçtiğinizde kuyudan sulama sistemi devreye giriyor. Tavuğun yediği mısırı, arpayı, yoncayı kendimiz üretiyoruz. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir