Haberler

Dr. Ayça Kaya: ‘’Açlık İnsanı Gençleştirir’’

Güzellik algısının “sıfır beden” kalıplarına hapsedildiği, sosyal medyanın zayıflığı bir dayatma haline getirdiği bir çağda yaşıyoruz. Peki, her zayıf insan gerçekten sağlıklı mı? Ya da fazla kilolu olmak, her zaman hasta olduğumuz anlamına mı geliyor? İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, beslenmeye ve bedene dair bildiğimiz ezberleri bozuyor. Metabolik obeziteden açlığın gençleştirici gücüne, erkeklerin kilo verme avantajından yaş ilerledikçe değişen tat reseptörlerine kadar pek çok kritik noktaya değinen Dr. Kaya; sağlıklı yaşamın bir “diyet çılgınlığı” değil, doğru bilgiyle harmanlanmış bir adaptasyon süreci olduğunu vurguluyor. İşte kilo verme yolculuğunda kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan vazgeçirecek o samimi söyleşi…

“Zayıflık eşittir güzellik algısı tamamen medyanın yarattığı bir yanılsamadır.”

Hem şişman, hem sağlıklı olmak mümkün mü?

Bir insan hem çok şişman, hem de çok sağlıklı olamaz. Ama bir insan balık etli, sağlıklı ve mutlu olabilir. Kişi, kilosunu boyunun karesine bölecek ve ortaya bir rakam çıkacak. Bu rakam 18-25 arasında ise buna normal diyoruz. 25-30 arasındaysa fazla kilo diyoruz, 30 üzerindeyse obezite diyoruz. Bir kişi çok kilolu görünüp aslında sağlıklı bir vücuda sahip olabilir. Buna metabolik obezite diyoruz. O nedenle her şişmana hastalıklı, sağlıksız diyemeyiz, her zayıfa da hastalıksız ve sağlıklı diyemeyiz. Burada kişinin sağlıklı veya sağlıksız olmadığını uzman değerlendirir. 

Açlık bizi gençleştirir ve metabolizmayı hızlandırır.


Herkes zayıf olmak zorunda mı?

Kesinlikle hayır. Burada ne yazık ki medyanın çok büyük bir etkisi var. Güzelliği zayıflık olarak gösteriyorlar. Gerçek olamayacak kadar zayıf kadınların fotoğrafları göz önüne çıkarılıyor, bu insanlar daha çok reklamlarda kullanılıyor ve dizilerde oynatılıyor. Bu da toplumda zayıflık eşittir güzellik algısı yaratıyor. Ancak bu böyle değil. Bizim vücudumuzun yağ hücrelerine ihtiyacı var. Her zaman ortalama kararında olmak lazım ama ne yazık ki sosyal medya her yerden zayıf kadınların çok güzel olduğunu vurguluyor. 12 yaşındaki çocuklar bile bundan etkilenir oldu ve 10 yaşındaki çocuklarda bile diyet çılgınlığı başladı ne yazık ki. 

Kimler daha iyi kilo verebilir?

Erkekler bu konuda kadınlardan daha avantajlı. Çünkü kas kütleleri daha fazla olduğu için metabolizma hızları daha yüksek ve daha kolay kilo veriyor. O nedenle bir kadının asla kendisini kocasıyla kıyaslamaması lazım. Bana ‘’Hocam her zaman aynı şeyi yiyoruz, eşim 2 kilo veriyor, ben 300 gram veriyorum.’’ diyorlar. Ben ise ‘’Her zaman kocanın yediğinin yarısını yiyeceksin.’’ diyorum. Erkekler kadınlara göre bu konuda daha şanslı. 20-35 yaş arası ve 60-75 yaş arası daha da şanslı. 

Yeme alışkanlıkları nasıl değişir?

İnsanlar 50 yaşından sonra kilo vermenin zor olduğunu düşünür ama pratikte hiç öyle değil. Yaşlandıkça dil üzerindeki tat reseptörleri azalıyor ve 20 yaşındaki gibi yemeklerden alınan lezzet aynı olmuyor. Mesela ben kuru fasulye pilav yiyen 50 yaş üzeri hastalarıma diyorum ki kuru fasulyeyi roka ile birlikte ye. Tat duyusu 20 yaşına göre daha az olduğu için, doktorunu dinleyen hastalar inanılmaz güzel bir şekilde kilo verebiliyor. Kimse kendini başkasıyla kıyaslamasın, herkesin vücudu kendine özel, yeter ki doğru tedavi ve doğru bilgiyi hayatına adapte et. 

Aç kalmaktan korkuyor musunuz?

İnsan kilo verme sürecine girdiği zaman hemen bunu düşünür, ‘’Çok aç kalacağım, çok acı çekeceğim.’’ diye düşünmeye başlar. Bilimsel olarak baktığımızda açlık insan vücudu için çok önemli ve yararlı bir hissiyattır. Açlık bizi gençleştirir, metabolizmayı hızlandırır. Ben açlığı çok severim. Mide tam boşalmadan sürekli bir şeyler yediğimizde iç organlarımızı yoruyoruz aslında. Bu noktada acıkmadan yemek yememek lazım. Ayıp olmasın diye verilen ikramları ağzınıza atmayın, bu vücudu yaşlandırıyor. 

”Bir kadının kilo verirken kendisini asla kocasıyla kıyaslamaması lazım.”


Vücudun şekere ihtiyacı var mı?

Vücudun tabi ki şekere ihtiyacı var ama hangi şekere ihtiyacı var? Vücudun en önemli yakıtı şekerdir, karbonhidratlardır. Bunu kompleks karbonhidratlardan vücuda almamız gerekiyor. Tam tahıllar, esmer şeker, esmer pirinçler, esmer makarnalar, sebzeler ve meyveler vücudun bir numaralı yakıtıdır. Basit şeker, yani sofra şekerini mümkünse hayatınıza sokmayın diyoruz. Vücudun çok farklı bir mekanizması var. Vücut bazen çok tatlı aşerdiğinde insülin direnci gizli şeker yaşıyor olabilir, toprak yeme isteği demir eksikliği veya pika sendromu olabilir. Vücut eksikliği gidermek için farklı şeylere yönelebilir. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir