Haberler

Küllerinden Doğan Bir Lezzet Durağı: Ramazan Usta’nın Azmi

Ramazan Demirci, namıdiğer Kebapçı Dedoş, Adana’nın Seyhan sokaklarından yükselen dumanın arkasındaki asıl hikâyeyi; azmi, aile bağlarını ve küllerinden doğuşu temsil ediyor. Bir elektrik direğinin altında, sadece 5 şiş ve bir eşin fedakarlığıyla başlayan bu yolculuk, bugün Adana’nın en samimi lezzet duraklarından birine dönüşmüş durumda. Babasından miras kalan kasaplık zanaatını, kendi elleriyle kurduğu tezgahına taşıyan Ramazan Usta ile yokluktan ustalığa, yanan bir tezgahtan mahallece kurulan sofralara uzanan ilham dolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

“Kendi yerimi açmak istiyordum ama maddi gücüm yoktu.”

Kendinizden bahseder misiniz?

Ben Ramazan Demirci. Adana Seyhan’da doğdum. Çok sevdiğim kebapçılığı benimsemeye, kendime hedef haline getirmeye çalıştım. Buraya kadar da kendi çabamla ve tırnaklarımla geldim. Biz Mardinliyiz. Babam Adana’nın en eski kasaplarından biriydi. 20 yaşına kadar babamla birlikte çalıştım. Maddi manevi olarak babamız bize hiç yokluk çektirmedi. Evlendikten sonra yollarımızı ayırdık ve kendi hayatımı çizmek zorunda kaldım. O zorluk dönemlerimde eşim ailemizi bir arada tuttu. 

Bir akşam mahallenin gençleri, ‘Abi yetiş, senin tezgahın yanıyor.’ dediler.


Benim lokantam vardı ama ufak tefek sorunlar yaşanınca bırakmak zorunda kaldım. Kendi yerimi açmak istiyordum ama maddi gücüm yoktu. Eşim bileziğini verdi, ‘’Kendi tezgahını kendi ocağını kur.’’ dedi. Ben ailem sayesinde buralara geldim. Kızım 16 yaşında böbrek hastalığına yakalandı. Ben kızıma böbreğimi verdim. Ben burada elektrik direğinin altında küçük bir mangal ve 3 tekerlekli tezgahla işe başladım. İşe başladığımda 5 tabağım, 5 tane kıyma şişim vardı. 

Ne zorluklarla karşılaştınız?

Ben sanatçıyım, kendi mesleğimde. Beni burada Ramazan Usta olarak da tanıyorlar, Kebapçı Dedoş olarak da tanıyorlar. Azim ederek, sabrederek bugünlere geldim. Bir akşam saat 9 gibi kapıyı vurdular, mahallenin gençleri ‘’Abi yetiş, senin tezgahın yanıyor.’’ dediler. Burada hiçbir şey kalmamıştı. Zamanla tekrardan bu hale getirebildim, sağolsunlar mahalle sakinleri de arka çıktılar bana. Sabah 8’de geliyorum buraya, akşam 8-9 gibi kapatıyorum. Bazen hanım yardımcı oluyor. 

”Ben sanatçıyım kendi mesleğimde. Buranın halkını, Adana’yı çok seviyorum.”


Burası Adana’nın Seyhan bölgesi. Ben buranın halkını, Adana’yı çok seviyorum. Buranın insanı cömert, misafirperver ve merhametli. Adana’mız güzel, insanları sıcak. 


Muhteşem krepler

Bunlar da ilginizi çekebilir
Haberler

Anadolu’nun Mutfak Mirası ve "Damak Hafızası": Sahrap Soysal ile Lezzet Yolculuğu

Sahrap Soysal için yemek, yalnızca bir tarifin uygulanması değil; nesiller boyu aktarılan bir sevgi bağı ve kültürel bir hafıza meselesi. Anadolu’yu karış…
Haberler

Mutfaktaki Neşenin ve Kültürel Mirasın İzinde: Sahrap Soysal

Ekranların en enerjik, en içten ve “aileden biri” olmayı başaran nadir isimlerinden biri o. ODTÜ mezunu bir kimyagerken, 40 yaşından sonra hayatın…
Haberler

Adım Adım Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Pişirilir?

Zeytinyağlı yaprak sarma denince akan sular durur. Kimisi kalem gibi ince sever, kimisi bol ekşili… Ama hepimizin ortak noktası, o tencerenin kapağını…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir