Beş duyumuzdan belki de üzerine en az düşündüğümüz ama bizi en derinden etkileyeni: Koku. Peki, günde on binlerce kez nefes alırken dünyayı nasıl “kokladığımızı” hiç fark ettiniz mi? Güvenliğimizi sağlamaktan partner seçimimize, yediğimiz yemeğin tadından anne karnındaki ilk anlarımıza kadar koku duyusu, hayatımızın her alanında gizli bir yönetici konumunda. Kimyasal duyular üzerine yaptığı derinlemesine çalışmalarla tanıdığımız Vedat Ozan ile bir araya geldik.
“Günde 23.000 kere falan koklama yapıyoruz.”
Koku neden bu kadar önemli?
Koku çok ilginç bir duyu organı. Çünkü gün içinde çok fazla kez koku duyusuna müracaat ediyoruz. Günde 23.000 kere falan koklama yapıyoruz. Kokladıktan bir süre sonra o koku yokmuş gibi gelmeye başlıyor. Bir parfüm almaya gittiğinizde 3-4 kokudan sonra bir şey duymuyorum dersiniz. Aslında o kokular var ama beyin artık onu değerlendirmeyi bırakıyor. Hayatımızdan kokuyu çıkarsaydık, güvenlikle ilgili çok büyük problemler yaşardık. Çünkü mutfakta ateşin üzerinde bir şey unuttuğunuz zaman aslında kokudan anlayabiliyorsunuz.
Bebeklerin bir yetişkin gibi görebilmesi 2 yaşına ulaşmasıyla oluyor.
Kendinizden bahseder misiniz?
Ben Vedat Ozan. 1959 İstanbul doğumluyum. Kimyasal duyularla ilgileniyorum. Çünkü koku denildiğinde beraberinde bir tat duyusu var. 5 tane temel duyumuz olduğu söyleniyor ama beşten fazla duyumuz var aslında. Bu 5 duyunun üçü fiziksel duyular, iki tanesi de kimyasal duyular: Koku ve tat. Biz hem damağımızla, hem de burnumuzla kokluyoruz aslında. İki tane koku kanalı var. Mesela balı dışarıdan kokladığınızda hissettiğiniz kokuyla, balı dilinize koyduğunuzda hissettiğiniz koku çok farklı.



Kokular günlük hayatı nasıl etkiliyor?
Doğduğumuzda hiçbir şey görmüyoruz, çok bulanık görüyoruz. Bebeklerin bir yetişkin gibi görebilmesi, 2 yaşına ulaşmasıyla oluyor. Ama koklama böyle değil, çok erken gelişen bir duyu. Doğmadan önce şekillenmeye başlıyor ve hamileliğin son 3 ayında aktif olarak bebekler koku alabiliyor. Reddetmeye en yatkın olduğumuz temel tat, acılık. Yemeğinizi yerken ortamda deniz sesi varsa, daha rahat, deniz sesi yoksa daha tuzlu algılayabiliyorsunuz. Cips yerken çıtırtı sesi geliyorsa, o cipsin daha taze olduğunu düşünüyoruz. Duyular birbirini çok fazla etkileyebiliyorlar. İşin içinde renk de var tabi.
””Herkesin vücut kokusu birbirinden farklıdır, tıpkı parmak izi gibi.”
Kokular ilişkileri etkiler mi?
Herkesin vücut kokusu birbirinden farklıdır, tıpkı parmak izi gibi. Üreme temelli ilişkinin temel prensibinde, bir araya geleceğiniz partner ne kadar uzak ve farklı bir bağışıklığa sahipse, doğacak çocuğun zinciri devam edebilme şansı o kadar yüksek oluyor. Yakın bağışıklık sistemini seçtiğinizde, özellikle akraba evliliklerinde bir takım sorunlar görülüyor. Parfüm kullanmak biyolojik bir ihtiyaç değil ama bize hoşluk veriyor. Aynı giysi seçerken olduğu gibi, parfüm seçerken de kafanızda oluşan ideal kişiliği temsil ediyorsunuz.
Öne Çıkanlar
Muhteşem krepler
